Looking for my pages in English?: Web Page (Eng) | Philosophy-Economics Blog (Eng) |

Dersler İktisadi Büyüme | Modeller ve Yöntem | Diğer: İktisat Günlüklerinden Seçmeler | Nurses Care |



Referans ve Vatan'dan Yiğit Bulut'a ŞOK sansür!

Sevgili "dostlar", şimdi izninizle "tırnak" işaretlerini Yiğit Bulut gibi yerli yersiz "kullanarak" bir "yazı" yazmak "istiyorum".
Yiğit Bulut, "haddini aşıp" Ertuğrul Özkök'e bulaşınca ayağını "kaydırmışlar". Referans ve Vatan gazetelerinden "şut"lamışlar. Olayın arka "plan"ını bilmiyorum. Sayın Özkök sadece kendisini "eleştirdi" diye mi Sayın Bulut'u "şut"ladı, yoksa başka bir "şey"ler mi oldu bilemem. Ama Yiğit Bulut'un yazısına bakınca anlıyoruz ki, Sayın Bulut "faşistçe bir baskı ve sansürle" gazetelerinden uzaklaştırılmış. En azından o öyle diyor. Dedim ya, Sayın Özkök, Sayın Bulut'un ne kadar "faşist" olduğunu anlayıp o yüzden mi şutlattı (Özkök, Bulut'a "kara gömlekli, kara vicdanlı, faşist"[1] demiş), yoksa Özkök "faşist" bir günündeydi de Sayın Bulut'a "gıcık kapıp" sansürlenmesini mi sağladı, bilemiyoruz. Bildiğimiz tek şey var. Mikro-faşizm iki ucu keskin bir kılıçtır. Bugün sen sevmediğini bastırırsın, sansürlersin; öbür gün senden kuvvetli olan gelir senin ümüğüne çöker.

Gerçi, Bulut-Özkök ikilisi yarın lüks bir restoranda eşleriyle kadehlerini tokuşturup, yaptıkları bu "oyun" şerefine içerlerse hiç "şaşırmam". Hatırlarsanız, Sayın Özkök Hürriyet'i bir Sitcom gibi işlettiğini daha geçenlerde "itiraf" etmişti. A be "dostlar" Doğan grubunun oyunu olmasın bu? Yiğit Bulut'un gazeteden atılması Ahu Tuğba'nın TV aşkları gibi bir oyun olmasın? Ya da Gökhan Zan'ın Galatasaray'a transferi gibi bir "Truva Atı" planı, bir Habertürk'ü içten "çökertme" dalaveresi olmasın? ("Yiğit Bulut Pusu"?) Kim bilir! Sayın Bulut bize kimseye güvenmemeyi öğretti. Belki de bir "reyting şakası"dır bu!

Sayın Özkök ve Sayın Bulut hakkında söz söylemek bana düşmez. İkisi de "ağır abiler". Ben bu ikisini DOW ile JONES veyahut NAS ile DAQ gibi bir ikili sanıyordum. Ayrılmaları beni "şaşırttı".

---
---
Not: Beni bu meraklı olaydan haberdar eden Mustafa Can Tütüncü'ye teşekkür ederim. Helsinki'de hava açık ama bitirilmesi gereken makaleler var. Esen kalın.

Yazan: N. Emrah AYDINONAT Salı, Haziran 23, 2009  

0 yorum:

Yorum Gönder