Looking for my pages in English?: Web Page (Eng) | Philosophy-Economics Blog (Eng) |

Dersler İktisadi Büyüme | Modeller ve Yöntem | Diğer: İktisat Günlüklerinden Seçmeler | Nurses Care |

Piri Reis Haritası'nın Şifresi


Piri Reis Haritası'nın Şifresi (Metin Soylu) adlı kitapla ilgili eleştiri yazım 16 Eylül 2005 tarihli Radikal Kitap ekinde yayınlandı. Yer kısıtı nedeniyle Radikal Kitap ekinde ele alamadığım ayrıntıları aşağıda bulabilirsiniz. (Radikal Kitap'taki yazıyı okumak için buraya tıklayın.)

Piri Reis Haritası’nın Şifresi

1929 yılında Topkapı sarayındaki düzenlemeler sırasında bulunan ve 1513 yılında yapılmış olan Piri Reis Haritası, bulunduğu tarihten bugüne araştırmacıların ilgisini çekmiş ve tartışmalar yaratmış. Birçok yazar ve araştırmacı haritanın “esrarengiz” özelliklerine dikkat çekmiş ve bu özelliklerden şaşırtıcı sonuçlar çıkarmış. Son zamanlarda kitapçılarda ve süpermarketlerde görmeye başladığımız Piri Reis Haritası’nın Şifresi adlı kitap Piri Reis’in çalışmaları ile ilgili bu merakın bir uzantısı olarak görülebilir.


Esrarengiz Harita

Literatürde, Piri Reis Haritası’nın şu ilgi çekici özelliklere sahip olduğu söyleniyor: Piri Reis Haritası, (1) Amerika kıtasının ilk haritasıdır; (2) zamanının en iyi dünya haritasıdır; (3) 1513’ten çok daha sonra (1800’lerde) keşfedilen Antarktika kıtasını (buzlarla kaplı olmayan haliyle) göstermektedir; (4) Güney Amerika kıtasının güney ucunu uzaydan görüldüğü şekliyle resmetmiştir; (5) Güney Amerika kıtasının Antarktika ile okyanus altında nasıl birleştiğini göstermektedir; (6) dönemin tüm haritaları hatalarla dolu olduğu halde şaşkınlık verici bir şekilde hatasızdır.

Bu gözelemlere dayanan bir çok kitap yazılmış. Örneğin, Graham Hancock, Fingerprints of the Gods (Tanrıların Parmak İzleri) adlı kitabında Piri Reis haritasının daha önce bilinmeyen gelişmiş bir uygarlığın varlığına işaret edebileceğini söylüyor. Benzer bir iddia Charles Hapgood’un Maps of the Ancient Sea Kings: Evidence of Advanced Civilization in the Ice Age (Antik Deniz Krallarının Haritaları: Buzul Çağındaki Gelişmiş Uygarlıkların Delili) adlı kitabında Piri Reis Haritası’ndaki özelliklerin çok şaşırtıcı olmadığını, çünkü benzer özelliklerin daha önceki haritalarda da bulunduğunu söyleyerek, geçmişte yapılmış bu gelişmiş haritaların gelişmiş bir uygarlığın varlığına işaret edebileceğini söylüyor. Erich von Däniken ise Chariots of the Gods? (Tanrıların Arabaları) adlı kitapta, C. Hapgood’un iddialarını bir adım öteye götürerek, buzlardan arınmış Antarktika kıtasının ancak uzaylıların yardımıyla haritalara girmiş olabileceğini iddia ediyor. Bunlara ek olarak haritanın resmettiği Antarktika’nın kayıp kıta Atlantis olduğunu söyleyenler de var.

Piri Reis Haritası’nın Şifresi, kendisinden önceki kitaplardaki iddia ve gözlemlerin devamı niteliği taşısa da onlardan farklı. Bir defa, ‘uzaylılar’ ve ‘geçmişteki gelişmiş medeniyetler’ argümanlarını içermiyor. Kitap, “mucizeleri” Piri Reis’e atfetmek amacıyla yazılmış. Bir de yeni iddia içeriyor: Piri Reis Dünya’nın yuvarlak değil, onaltıgen olduğunu düşünüyormuş. Biz ise henüz bu bilgiye ulaşamamışız!

Kitabın yazarı, Metin Soylu, meraklı ve araştırmacı bir genç adam. Piri Reis Haritası’nı tamamlamak üzere çalışmalarına başlamış ve zamanında Milli Eğitim Bakanlığından da destek görmüş. Ama anladığım kadarıyla bu destek ona çalışmalarını sürdürebileceği bir yer vermekten öteye gitmemiş. Bu süreç içinde bazıları Metin Soylu’yu naif bir araştırmacı olarak görüp külliyen görmezden gelirken, diğerleri dudak bükerek “aferin oğlum devam et” demiş. Tüm bunların sonucu olarak, ortaya bilimsel yaklaşımla yakından uzaktan ilgisi olmayan bir kitap çıkmış.

Piri Reis Haritası’nın Şifresi, bir insanın inançlarına yenik düşüp, bilimsel araştırma mantığından nasıl uzaklaşabileceği gösteren örneklerden biri. Düşünme ve mantık hatalarıyla dolu. Şimdi, size bu hatalardan bir kaçını göstereceğim. Amacım Metin Soylu’yu kırmak değil, hatalarını göstererek sonraki çalışmalarında bunlardan kaçınmasını sağlamak.

Gerçekler

İlk önce, yukarıda saydığımız, Piri Reis Haritası’nın özellikleri ile başlayalım. Haritanın dönemin en iyi ve titiz çalışması olduğu doğru. Ancak, haritada resmedilen yerin Antarktika olduğunu söylemek güç. Bir çok araştırmacı bunun ufak bir benzerlikten ibaret olduğunda hem fikir. Antarktika sanılan yerin, Güney Amerika ile birleşik bir şekilde resmedilmiş olması, Piri Reis’in bu iki yerin suyun altında nasıl birleştiklerini gösterdiğine değil, oranın Antarktika olmadığına işaret ediyor. Bunlara ek olarak, Piri Reis Haritası’ndaki notlar da o bölgenin Antarktika olamayacağını gösteriyor. Genel kanı, o dönemlerde tam olarak bilinmeyen bölgelerin varsayımsal olarak resmedildiği yönünde. Ayrıca, Antarktika’nın buzlarla kaplı olmayan haliyle resmedilmiş olması da o dönem için imkansız, çünkü Antarktika, Piri Reis’in haritayı çizdiği tarihten yaklaşık 300 yıl sonra bulundu ve o sırada en iyi ihtimalle binlerce yıldır buzlarla kaplıydı. Elbette aynı bilgilere dayanarak haritanın uzaylılar tarafından (ya da yardımıyla) çizilen haritalara dayandığını iddia edenler var, ancak onlar da hem Piri Reis haritasındaki hem de önceki haritalardaki hataları açıklamakta güçlük çekiyor. (bkz. not 1)

Metin Soylu, kitabın başında, bize Piri Reis’i tanıttıktan sonra ilk önemli argümanını ortaya koyuyor: [1] “Piri Reis’in 1513 tarihinde çizmiş olduğu haritanın, bugün uzaydan çekilen dünya fotoğraflarıyla birebir aynı olduğu tespit edilmiştir” (sf. 32). Ne var ki, bu önerme yanlış: Haritacılıktan zerre kadar anlamayan bir kişi bile haritayı biraz inceleyip, güncel haritalarla karşılaştırdıktan sonra bunu görebilir. Bir çok kaynakta, haritanın o dönemin (özellikle haritacılık tekniği bakımından) en iyi haritası olduğu söylenmektedir, ancak yine aynı kaynaklar, haritanın hatalar içerdiğini de kabul etmektedir.(bkz. not 2) Bu noktaya geri geleceğiz. Zaten Metin Soylu kitabın ilerleyen bölümlerinde kendisiyle çelişerek bu önermenin hatalı olduğunu gösterecek.

Kitabın ikinci önemli argümanı Piri Reis Haritası’nın kendisinden önceki haritalara dayanarak çizilmiş olmadığını söylüyor. Metin Soylu, buna inanmıyor. Diyor ki, “o dönemin haritaları hatalıydı, Piri Reis hatalı haritalardan yola çıkarak hatasız bir harita yapmış olamaz.” Bu iddianın ardındaki akıl yürütme şöyle sergilenebilir: [2] Piri Reis Haritasından önce yapılan bütün haritalar hatalıdır (sf. 37 - 60). [3] Hatalı haritalar kullanılarak yapılan yeni bir haritada kullanılan tüm haritalardaki hatalar görülecektir (sf. 38). [4] Eğer [1], [2], ve [3] doğru ise, Piri Reis haritasının önceki haritalardan yararlanılarak yapıldığını söyleyemeyiz.

Önerme [1]’in hatalı olduğunu görmüştük. Önerme [2] doğru. Önerme [3] ise kocaman bir mantık hatası içeriyor. Önceki haritaların karşılaştırmalı incelemesi sonucu olarak bu haritalardaki hataların bir kısmı ortadan kaldırılabilir. Buna ek olarak, eğer daha iyi ve tutarlı bir haritacılık tekniği kullanılıyorsa, varolan hataların önemli bir kısmı yok edilebilir. Piri Reis’in haritacılık tekniğinin iyi olduğu genel olarak kabul gördüğüne göre başka haritalardan faydalanmış olmasında hiçbir gariplik yoktur. Zaten, Piri Reis, harita üzerindeki notlarda, bu haritayı elindeki diğer haritalardan faydalanarak yaptığını beyan ediyor:




“Özellikle yirmi kadar harita ile Arapların Caferiye (coğrafya) dedikleri ve
kara parçalarını da içine alan İskender-i Zulkarneyn zamanında yapılmış olan
sekiz dünya haritasından, Arabi Hint haritasından, yeni yapılan ve Sind, Hind ve
Çin ülkelerini de geometri yöntemiyle gösteren dört Portekiz haritası ile
Kolomb’un batı tarafında yaptığı haritadan, karşılaştırma yoluyla ile çıkarılıp
bu şekil ortaya kondu.” Sf. 25

Kaçınılmaz olarak insanın aklına “kazan doğurdu” hikayesi geliyor: Sevgili Metin Soylu, haritaya inanıyorsun da üzerindeki notlara neden inanmıyorsun?

Dünya – Suküre

Kitabın ilerleyen bölümlerinde meşhur Antarktika meselesini gündeme geliyor. Metin Soylu’nun iddiası şu: [5] Piri Reis Haritası’nda Arjantin’in uç noktası ile Antarktika dağlarının birleştiği görülmektedir (sf. 69). [6] Uydudan çekilen dünya fotoğraflarında Arjantin’in uç noktası ile Antarktika dağlarının birleşme hadisesi söz konusu olmamaktadır (sf. 69). [7] Ancak ve ancak suküreyi ortadan kaldırırsak, Arjantin’in uç noktası ile Antarktika dağlarının birleştiğini görebiliriz (sf. 69 - 70). Yazar bu üç önermeden yola çıkarak Piri Reis Haritası’nın nasıl olup da bu bilgileri taşıdığını soruyor: Piri Reis, suküreyi kaldırıp okyanusların altına nasıl bakmıştı?

Dikkat edilirse, önerme [6]’nın önerme [1] ile çelişki içinde olduğu görülecektir. Yazar kitabın başında bize Piri Reis haritasının uydudan çekilen fotoğraflarla bire bir aynı olduğunu söylüyordu, şimdi ise “uydudan bu görünmüyor” diyor. Burada önemli bir bilimsellik ihlali var: Yazarın iddiaları birbiriyle tutarlı değil. Önerme [7] ise okyanusu ortadan kaldırdığımızda, Arjantin’in ucuyla Antarktika dağları’nın birleştiğini görebileceğimizi söylüyor. Bu iddia, bir okyanus altı haritası kullanılarak ispatlanmaya çalışılmış (sf. 70). Ancak, bu haritada gördüğümüz şu: Okyanusu kaldırırsak bütün kara parçaları bir şekilde birbiriyle birleşiyor. Eğer böyleyse, Piri Reis neden tüm kara parçalarını birleştirmemiş de sadece Arjantin’in ucuyla Antarktika sanılan yeri birleştirmiş? Bu, yazar için küçük bir çalışma sorusu olsun!

Dünya Onaltıgendir!

Kitabın ilerleyen bölümlerinde, yazarın Piri Reis Haritasını tamamlama projesi anlatılıyor. Bu, tek başına çok güzel ve önemli bir çaba. Ne var ki, yazarın buradan çıkardığı sonuçlar, yine, bilimsel düşünceyle yakından uzaktan alakası olmayan şeyler.

Yazar, Piri Reis Haritası’ndaki ikisi büyük, üçü küçük beş yuvarlak şekilden yola çıkarak, “matematiksel bir hesap”(!) tespit etmiş. Sonra, bu hesabu kullanarak haritayı tamamlamış. “Matematiksel hesap” diye ifade edilen şeyin ne olduğu konusunda hiçbir açıklama yok. Sadece sonuçlar sunulmuş. Yazarın kitaba eklediği ve noterden tasdik ettirdiği belgede ise şöyle yazıyor: “Venüs Gezegeninin astronomik sayısal değeriyle bir formül elde ederek, Piri Reis haritasını tamamladım” (sf.174). Eğer bu “matematiksel hesap” gerçekten “Venüs Gezegeninin astronomik sayısal değeri” kullanılarak yapıldıysa, bunun keyfi bir seçim olduğu söylenebilir. Çünkü, yazarın elinde, Piri Reis’in, harita üstündeki noktaları, Venüs gezegeninin astronomik sayısal değerini içeren bir formüle dayanarak koyduğuna dair bir kanıt yok. Zaten olabilir mi, bir düşünün. Bunu yerine herhangi bir elementin atomik değerini de seçebilirdi!

Büyük bir ihtimalle, yazar, Piri Reis’in kullandığı projeksiyon tekniği hakkında bir varsayım yaparak haritanın eksik kısımlarını tamamlamış. Bu işlemin sonucunda karşısına onaltıgen bir harita çıkmış. Yazar bundan yola çıkarak şu iddialarda bulunmuş: [8] Harita tamamlanınca Dünya’nın yuvarlak değil, onaltıgen olarak göründüğü bir harita ortaya çıkmıştır (sf. 80, 174). [9] Piri Reis, Dünya’yı yuvarlak değil, onaltıgen olarak düşünmektedir (sf. 81). Elbette, Piri Reis’in Dünya’nın yuvarlak olduğunu düşünmemesi olasılık dahilindedir. Ancak, Piri Reis, haritadaki notlarda Kolomb’un maceralarından bahsettiğine göre (sf. 23 – 24) Dünya’nın yuvarlak olmadığını düşündüğünü söyleyenlere biraz şüpheyle yaklaşmamızda fayda var. Bir defa önerme [9], önerme [8]’in doğrudan bir sonucu değil. Haritanın yuvarlak çıkmamasına neden olan şey, Piri Reis’in kullandığı projeksiyon tekniği ya da Metin Soylu’nun haritayı tamamlamak için kullandığı yöntem olabilir. Piri Reis Haritası, portolan haritalarına benziyor. Bu haritalar, haritanın farazi merkez noktasından geçen sekiz ya da on altı çizgiyle bölünür. Dolayısıyla, bu haritaları oluşturan çizgilerin uç noktalarını birleştirildiğinde karşımıza onaltıgen ya da otuzikigen bir şekil çıkar. Ama, bu, Dünya’nın yuvarlak olarak düşünülmediğini göstermez. Ayrıca, bu çizgiler bir daire oluşturacak bir şekilde de birleştirilebilirdi. Gerçek şu ki, Metin Soylu’nun çalışmasında yuvarlak çıkmayan şey haritadır, Dünya’nın kendisi değil. Soylu burada neyin neyi temsil ettiğini birbirine karıştırmış. Hatırlatalım: Haritalar üç boyutlu Dünya’yı, iki boyutlu bir düzlemde en az hatayla temsil etmeye çalışır. Haritanın şekli, üç boyutlu Dünya’yı amaca göre en az hatayla temsil edebilmek için kullanılan projeksiyon tekniğine göre değişir. Yani, en iyi ihtimalle, Piri Reis Haritası’nın onaltıgen çıkması, Piri Reis’in, amaçları veriyken, haritadaki hataları en aza indirme isteğinin bir sonucudur.

Dünya’nı Merkezi: Kahire

Kitaptaki ilginç iddialardan bir diğeri Dünya’nın merkezinin Kahire olduğunu söylüyor. Yazar, ABD Hava Kuvvetlerinin, Kahire’yi merkez alan bir haritasından yola çıkarak Amerikalı bilim adamlarının dünyanın merkezinin Kahire olduğunu daha yeni bulduğunu söylüyor. Sonra da diyor ki, Piri Reis Haritası’nı tamamlayınca gördük ki, haritanın merkezi de Kahire’dir. Burada, aşağıdaki gibi bir akıl yürütme egzersizi yapılıyor: [10] Dünya’nın merkezi Kahire’dir (sf. 107). [11] Piri Reis haritasının tamamlanmış halinde dünyanın merkezi Kahire’dir (sf. 108). [12] Önerme [10] ve [11] doğru ise Piri Reis haritası doğru bir şekilde tamamlanmıştır.

Önerme [10] yanlıştır. Kahire merkezli bir harita yapılabileceği gibi, Ankara merkezli bir harita da yapılabilir. Bu tür haritalar, dünyanın merkezi ile ilgili bilgiler vermez. Farazi bir merkeze göre yapılan harita projeksiyonlarına “azimutsal projeksiyon” deniyor. Bu projeksiyona göre yapılan haritalardaki farazi merkez noktası Dünya’nın merkezini göstermez.(bkz. not 3) Aslında yazarın bu iddiası yukarıda bahsi geçen C. Hapgood’un bir argümanına dayanıyor. Hapgood, Piri Reis Haritası’nın Kahire merkezli bir haritayla önemli benzerlikler gösterdiğini söylüyor, ancak bu benzerlikleri Dünya’nın merkezinin Kahire olduğu iddiasına getirmiyor. Ama, hadi diyelim ki, Metin Soylu çok gizli bir bilgiye ulaşmış ve Dünya’nın merkezi gerçekten de Kahire. Böyle olsa bile önerme [11] doğru değil. Kitabın 102. sayfasındaki tamamlanmış Piri Reis haritasına bakınca görüyoruz ki, tamamlanmış haritanın merkezi Kahire değil, Kahire’nin daha güneyinde bir yer. Bana göre, yaklaşık olarak Çad ile Sudan arasında bir yer. Piri Reis haritasının merkez noktasının Syene (bugünkü Aswan) olduğunu iddia edenler var. Bu mümkün olabilir çünkü Syene, Erastosthenes’in yengeç dönencesi üzerinde olduğunu düşündüğü bir kent. Erastosthenes güneşin ışıklarının Syene ile Alexandria’ya farklı açılarla geldiğinden yola çıkarak Dünya’nın çevresini hesaplamıştı. Belki bu bilgi Piri Reis’in Syene’yi farazi merkez noktası olarak almasına neden olmuş olabilir. Mısır yakınlarında bir yeri merkez alması pratik nedenlerle de açıklanabilir: Piri Reis, haritanın merkezini deniz seferlerini yaptığı bölgelere yakın tutarak, bu bölgeler için uzaklıklar ile ilgili sapmayı en aza indirgemek istemiş olabilir. Sonuç olarak, neresinden bakarsak bakalım, Piri Reis Dünya’nın merkezinin Kahire olduğunu iddia etmiş olamaz. Zaten haritanın merkezi de Kahire’nin güneyinde bir nokta. Metin Soylu merkezi Kahire olmayan Dünya’nın merkezinin Kahire olduğunu iddia etmesi yetmiyormuş gibi, merkezi Kahire olmayan Piri Reis Haritası’nın merkezinin Kahire olduğunu da iddia etmiş. Bu bağlamda, yazarın akıl yürütme egzersizinin başarılı olduğunu söylemek güç.

Gerekçelendirme

Yazar, Dünya’nın onaltıgen olduğu iddiasını gerekçelendirebilmek için temeli olmayan başka önermeleri de devreye sokmak zorunda kalmış. Sırasıyla şu iddialarda bulunmuş: [13] Piri Reis havaküreyi ve suküreyi yok saymıştır (sf. 110). [14] Dünya’nın dönüş hareketini neredeyse sıfıra indirgemeyi başarmıştır (sf. 110). [15] “Dünya’nın uzaydaki uzaklık-yakınlık kavramı üzerinde matematiksel bir dizayn yaratmıştır” (sf. 110). [16] Böylece, Piri Reis, Dünya’nın şeklinin onaltıgen olduğunu bulmuştur. Bir kez daha hatırlatalım ki Dünya’nın onaltıgen olduğunu iddia eden Piri Reis değil Metin Soylu. Ama argümanın gidişatı açısından Piri Reis’in Dünya’yı onaltıgen şeklinde kesilmiş bir ceylan derisine çizdiğini varsaymamızda hiçbir sakınca yok.

Standart bir haritada havaküre görünmez. Havaküre olmasa da hava olayları meteorolojik haritalarda görülebilir. Suküre ise hemen hemen her haritada yer alır – ancak, küre şeklinde değil. Piri Reis Haritası’nda da hava olayları yok, ama denizler gösterilmiş. Bu sebeple, Piri Reis havaküre ve suküreyi yok saymıştır önermesi basit anlamıyla garip bir önermedir. Burada, yazar, Dünya’nın şeklinin aslında onaltıgen olduğu iddiasını gerekçelendirmeye çalışıyor. Demeye çalışıyor ki ‘eğer hava ve su küreyi kaldırabilseydik, Dünya’nın onaltıgen olduğunu görebilirdik’ (sf. 114).

[14] ve [15] numaralı önermelerin ne anlama geldiği konusunda fikir üretmek güç. Belki şunu söyleyebiliriz: Metin Soylu, kitabın başında Piri Reis Haritası’nda Arjantin’in ucunun kıvrımlı olmasının nedenini açıklarken diyordu ki, ‘dünyanın dönüşü nedeniyle uzaydan bakıldığında Arjantin’in ucu böyle gözükmektedir’ (sf. 74). Şimdi de gelmiş diyor ki “Dünya’nın dönüş hareketini neredeyse sıfıra indirgemeyi başarmıştır” (sf. 110). Keşke kitabı yazmaya başlamadan önce bir karar verseymiş.

Geoid – Jeoid – Onaltıgen

Şimdi daha da ilginç bir noktaya gelelim. Aynen aktarıyorum:




“Dünya Bilim Kuruluşları ilk incelemelerinde Dünya’nın aslında Jeoid olduğunu
tespit etmiştir.

Jeoid = Sonsuzgen

Ancak Jeoid’i ifade
edebilmemiz için “Jeoid tane” (yani sonsuzgen tane) formül yazılması
gerekecekti. Bu da teknolojik açıdan 21. yüzyılda başarılamamış olduğundan
Jeoid’i Geoid’e dönüştürüp ek bir formül ile hesap
etmişlerdir.

İşte Piri Reis’in Haritası’nın tamamlandığında ortaya
çıkan onaltıgenlik yapı aslında Jeoid’in ana parçasıdır. Piri Reis Jeoid’i
onaltıgenlik bir yapıya indirgemeyi başarmıştır. Dünya’da da Jeoid kavramını ilk
ortaya çıkaran Piri Reis’tir. Piri Reis, bugünkü NASA’nın seviyesine henüz 1513
yılında ulaşmıştır.” (sf. 114)

Bu tür bir akıl yürütmeye verilebilecek en iyi isim sanırım şudur: YANLIŞ YÖNDE KUANTUM SIÇRAMA. Birincisi, ‘Jeoid’ kelimesi ‘Geoid’in Türkçe’sidir. Yani, yabancı bilim adamları bir şeyler yapmayı beceremeyip Jeoid’i Geoid’e çevirmemişlerdir. Bu, muhtemelen yazarın okuduğu değişik metinlerde bu terimlerin her ikisinin de kullanılmasından kaynaklanan bir yanılgı. İkincisi, onaltıgen şeklinin Jeoid dediğimiz şeyle yakından uzaktan hiçbir alakası yoktur. Jeoid (merkez kaç kuvveti sebebiyle) tepeden basılmış yanlardan şişmiş bir dünya şeklini ifade ediyor ve fizik kanunlarına dayanan bir kavram. Yazar, en iyi ihtimalle onaltıgen şeklinin Jeoid’i en iyi şekilde temsil ettiğini söyleyebilir. Bundan daha fazlasını iddia edebilecek bir zemini yok.

Mantık

Yazarın akıl yürütme egzersizlerinden biri de haritaların Dünya’yı temsil etmedeki başarısıyla ilgili. Yine aynen aktarıyorum:




“Dünya yuvarlak …………………........ Haritalar yanlış
Dünya’nın X olması gerekir ki …..... Haritalar doğru olsun

Yukarıdaki denklemde X olan yere onaltıgen geldiği takdirde Dünya’daki tüm haritalar doğru olacaktır. Çünkü Piri Reis haritası gerçek bir haritadır.” (sf. 117)
Şimdi biraz Metin Soylu gibi düşünmeye çalışalım: Eğer yukarıdaki çıkarsama doğruysa şu önermeler de doğru olmalı: (a) Haritalar yanlışsa Dünya yuvarlak değildir. (b) Haritaların doğru olması için Dünya’nın şeklinin değişmesi gerekir. (c) Dünya onaltıgen ise bütün haritalar doğru olur!

Sanırım Metin Soylu’nun nasıl bir yanılgı içinde olduğu ortada. Haritalar dünyayı gerçekçi ve işe yarar bir biçimde temsil edebilmek için yapılır, haritaların iki boyutlu olmasından kaynaklanan hataları yok edebilmek için Dünya’nın şekliyle ilgili görüşümüzü değiştirmemiz gerekmez. Ayrıca eğer Piri Reis Haritası’nın tamamlanmış hali Dünya’nın şekliyle ilgili gerçekleri söylüyorsa yani eğer Dünya gerçekten de onaltıgen ise, o zaman, yine Metin Soylu gibi düşünerek, şunları da söyleyebiliriz: (ç) Dünya gerçekten de onaltıgendir. (d) Eğer (c) ve (ç) önermeleri doğruysa bütün haritalar doğrudur. (e) Eğer (d) doğruysa, tek doğru haritanın Piri Reis haritası olduğunu söyleyemeyiz. (f) Tek doğru harita Piri Reis haritası değilse, Piri Reis haritasının herhangi kayda değer bir özelliği yoktur.

Görüldüğü gibi Metin Soylu’nunkine benzer bir akıl yürütme ile Piri Reis haritasını önemsiz hale getirdik!

Piri Reis’in İtibarı

Özetlemek gerekirse, bu kitap istemeden de olsa, Piri Reis’e, bilime ve tarihe hakaret etmektedir. Piri Reis haritasının önemi dünyaca kabul görmüştür. Çünkü, Piri Reis üstün denizcilik bilgisi ve haritacılık tekniğiyle kendisinden önce yapılmış önemli haritalardaki bilgileri birleştirmiş ve onlardaki çelişkileri ayıklayarak dönemin en kapsamlı ve düzgün haritasını yapmıştır. Ama eğer biz, Metin Soylu’nun yaptığı gibi, NASA’ya mektup göndererek “Dünya onaltıgendir” dersek ya da NASA’nın Dünya’nın şekliyle ilgili açıklamalarının Metin Soylu’nun araştırmalarına dayandığını iddia edersek (bkz. Anadolu Gençlik Dergisi, Nisan 2003) Piri Reis’in bize kazandırdığı tüm itibarı kaybederiz.

Son olarak, kitapta Cinemascope (www.cfptr.com) adlı şirketin kitabın filmini yapacağı iddia ediliyor. Onlara tavsiyem, illa ki Piri Reis Haritası ile ilgili bir film çekmek istiyorlarsa, Piri Reis Haritası üzerindeki tartışmalar ile ilgili bir belgesel çekmeleri.

Notlar:
[1] Piri Reis haritası ile ilgili “garip” iddiaları çürüten bir yazıyı (İngilizce) şu adreste bulabilirsiniz: http://xoomer.virgilio.it/dicuoghi/Piri_Reis/PiriReis_eng.htm
[2] Örneğin, Profesör Steve Dutch Piri Reis haritasındaki bir çok hatayı gösteriyor. http://www.uwgb.edu/dutchs/PSEUDOSC/PiriRies.HTM
[3] Azimuthal porjeksiyon ile ilgili daha fazla bilgiye şu adresten ulaşabilirsiniz: http://www.progonos.com/furuti/MapProj/Normal/ProjAz/projAz.html

Ali Murat Güven'in kitap ile ilgili yazısını kesinlikle okumalısınız: http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2006/ocak/13/zaman.html

Hıncal Uluç'un kitap ile ilgili yazısı: http://www.sabah.com.tr/2005/08/31/yaz02-10-134.html

Piri Reis Haritası ile ilgili bazı gazete haberleri:

*Milliyet'in haberine göre Piri Reis'in haritası çağının gerisindeymiş: http://www.milliyet.com/2004/09/24/yasam/axyas01.html
*Milliyet'in haberine göre bir Rus Bilim adamı da Metin Soylu ile aynı görüşteymiş ve bir modacı Piri Reis kolleksiyonu hazırlamış: http://www.milliyet.com/2006/09/22/yasam/axyas01.html
*Milliyet'in haberine göre Piri Reis dönemin Schindler'iymiş: http://www.milliyet.com/2005/03/21/yasam/ayas.html

56 yorum:

At 16/9/05 13:17 TuLûAt Blogspot said...

Genç yazarımızın 'YANLIŞ YÖNDE KUANTUM SIÇRAMA' alışkanlık ve eğilimini maalesef şimdiye kadar kimse durduramadı. Bu konunun sosyal yönü daha önemli bence. Yani lise eğitimi sırasında, uykusu kaçtığında ya da kaçmadığında aklına yüzlerce fikir gelen ve bunlarla uğraşmak isteyen bir gence; toplum, okul ve aile olarak ne verip sunabiliyoruz.

Sözkonusu yazarımız lisede biraz fazla sivrildi. Bakana çarptı. Bakan, bakarak hemen bu çocuğa istediği tüm olanakları sunun dedi. Top yuvarlandı, MEB'nın Eğitim Teknolojileri Gn.Md.lüğüne düştü. Yer, bilgisayar v.b. verildi. Metin haritayı çizdi. Projesini büyüttü. Çeşitli yerlerde sundu, konferans verdi. Dumura uğrattı.

Kaçan kaçtı. Halâ yakalananlar var. Üzüntüm; halâ basınımızdaki değerli insanları, bilimadamlarını meşgul edebiliyor.

Daha da üzüntüm; kıpırdanmaya çalışan bir gence toplum olarak gerekeni yapabildik mi yoksa her zaman ki gibi düzenimizin bozulacağından korkarak sindirmeye mi çalıştık.

Umarım Metin Soylu iyi bir üniversite eğitimi almış, bir disiplin edinmiştir. Yılmamış, şimdi artık bilimsel çalışmalar yapmaya başlamıştır.

Saygılarımla..

Mehmet Nuri TUNCEL
Blogcu TuLûAt

 
At 16/9/05 13:33 N. Emrah AYDINONAT said...

Sayın Mehmet Nuri Tuncel,

Bu konuyla ilgili bir yazı yazmış olmamın temelde iki nedeni var. Birincisi, bu türden bir kitap okurlarını yanıltabilir ve yanlış bilgilendirebilir. Bunu bir parça olsun önlemek istedim. İkincisi, eğitim eksikliğinin nelere yol açabileceğini göstermek istedim. Sizin de dediğiniz gibi ikincisi daha önemli. Bu kitap, meraklı ve araştırmacı ruhlu gençleri doğru yönlendiremediğimizin bir kanıtı. Eğer Milli Eğitim Bakanlığı bu projeye gerçekten destek vermiş olsaydı ortaya Piri Reis Haritası ile ilgili ciddi bir çalışma çıkabilirdi. Öte taraftan bu süreç içinde Metin Soylu'yu ciddiye almayanların olduğundan da eminim. Ancak, görüldüğü gibi hatalı bir yaklaşımı ciddiye almamak hataların ve yanlış inançların kemikleşmesine neden olabiliyor. Bu sebeple birisinin oturup Metin Soylu'nun çalışmasını ciddi bir şekilde eleştirmesi gerekiyordu. Umarım Metin Soylu da bu yazıyı kendine saldırı olarak algılamak yerine bu eleştirilerden faydalanmaya çalışır.

Katkınız için teşekkürler.
Emrah

 
At 25/9/05 22:02 Tayfun Sahin said...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.  
At 19/10/05 10:36 Adsız said...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.  
At 19/10/05 11:15 Adsız said...

Senem AYDIN;
merhaba, ben Ankara Universitesi Cografya bolumu 3.sinif ogrencisiyim.Bu Piri Reis Haritasinin Sifresi adli kitapla ilgili elestiri yazinizi okudum ama aklimin almadigi bir konu var ki bu yuzden size bunu yaziyorum. Elestiri yazinizda yazar Metin SOYLU'nun cografya ya da harita bilgisi olmadan boyle bir ise kalkistigini soyluyorsunuz. Peki diyelim ki dediginiz gibi olsun. Ancak ben bir cografya bolumunde okuyan ogrenci olarak bu konuda sinifimizda tartisma yaptik bu kitabi cok ciddiye alanlarda var. Elestirenlerde var. Ama elestiri yapmak icin bu isin uzmanlarinin aciklamasi gerekiyor. Siz de COGRAFYACI YA DA HARITA MUHENDISI DEGILSINIZ KI...

BU KITABI NASIL ELESTIREBILIYORSUNUZ? BOYLE BIR KIMLIGINIZ SIZINDE YOK..
LAF OLSUN DIYE MANTIK KURUYOSUNUZ VE YABANCI KAYNAKLI HABERLERLE CURUTME SEVDASINA GIRMISSINIZ.
COK KOMIK YANI SU ANDA. KENDI KENDINIZI REZIL ETMISSINIZ. SAMIMI DUYDULARLA YAZIYORUM INANIN SIZ SIYASET BILIMI ILE UGRASIRKEN NE ALAKA PIRI REIS...

MESHUR OLMAK ICIN MI ELESTIRDINIZ?
Ben Harita bolumunde okumama ragmen ben bile bu kitabi elestirecek gucte hissedemedim kendimi...

Umarim bu tip isler degil de siyaset kitaplarini elestirirken sizi gormek isterim..

Unutmadan yazar Metin SOYLU Amerikali ya da İngiliz vatandasi olsaydi tam destek olurdunuz bunu biliyorum... Tavriniz daha cok yabanci hayranligi...
Bu da benim sizi elestirme notum umarim yayinlarsiniz...
Kendinize iyi bakin...

 
At 19/10/05 12:38 N. Emrah AYDINONAT said...

A.Ü. Coğrafya bölümü 3. sınıf ogrencisi olan arkadaşa:

Yazdığım yazıyı okumadan yorum yaptığınızı düşündüm nedense. CV'me bakarsanız göreceğiniz gibi uzmanlık alanım sosyal bilimler felsefesi. Metin Soylu'nun yazısını da argümantasyonun tutarlılığı açısından inceledim. Bunu yapmak için coğrafya uzmanı olmam gerekmez. Ne var ki, coğrafya uzmanı olmadığım için eleştiri yazısını yazmadan önce bayağı bir araştırma da yaptım. Neresinden bakarsanız bakın Metin Soylu'nun argümanları birbiriyle tutarsız. Yazıda bunu adım adım, Metin Soylu'nun yazdıklarından alıntı yaparak gösteriyorum. Dikkatli okursanız hataları siz de görebilirsiniz.

Ayrıca şu hususa da dikkat çekmek isterim. Kitaptaki argümanların bir kısmı tarih ve tarihçilik ile de ilgili. Üstüne üstlük kitabın yazarı da maalesef coğrafyacı, harita mühendisi ya da tarihçi değil. Bu durumda sizin (aynı yaklaşımla) Metin Soylu'ya şöyle bir soru sormanız gerekiyor: Acaba yazar coğrafyacı, harita mühendisi ya da tarihçi olmadığı halde nasıl olup da Piri Reis haritası ile ilgili bir kitap yazmaya kalkmış?

Demişsiniz ki: "LAF OLSUN DIYE MANTIK KURUYOSUNUZ VE YABANCI KAYNAKLI HABERLERLE CURUTME SEVDASINA GIRMISSINIZ" Birincisi, laf olsun diye mantık kurmuyorum, yazıdaki mantık hatalarını gösteriyorum. İkincisi, bu işi yabancı kaynaklı haberlerle yapmıyorum, kitapta yazılanlara dayanarak yapıyorum.

Kitabı mehşur olmak için eleştirdiğim düşünceniz çok ilginç. Amacım insanların yanlış bilgilenmesini engellemekti. Yazıyı okuyup ondan faydalanmak serbest. Faydalanmamak da serbest. Siz dilediğiniz yolu seçebilirsiniz.

Eğer Metin Soylu Amerikalı veya İngiliz olsaydı onu eleştirmeyeceğimi, hatta destekleyeceğimi nereden çıkardığınızı ise anlayamadım. Aslına bakarsanız eğer Metin Soylu yabancı uyruklu olsaydı onu daha çok eleştirirdim. Çünkü bu kitabın bir anlamda Piri Reis'in mirasına saygısızlık ettiğini düşünüyorum. Diğer yazılarımı da okursanız herhangi bir yabancı hayranlığına sahip olmadığımı görebilirsiniz.

 
At 19/10/05 18:52 Adsız said...

SENEM AYDIN;

BU SOYLEDIKLERINIZE SIZ NASIL INANIYORSUNUZ BEN DE BUNU ANLAMADIM. YA GERCEKTEN COK KOMIK DURUMA DUSURMUSSUNUZ KENDINIZI...

METIN SOYLU ILE O HALDE NEDEN IRTIBAT KURMADIGINIZI DA YAZIN..
BELKI O KISININ ANLATACAGI COK SEY VAR. VICDANINIZLA GECE BASBASA KALDIGINIZDA AGLIYORDUR SANIRIM. SIZ ELESTIRMEMISSINIZ. GERCEKTEN BURADA BIR KASIT VAR. METIN SOYLU YU BELKI DE TANIYORSUNUZ BU YUZDEN YERDEN YERE VURUYORSUNUZ. BOYLE ELESTIRI OLMAZ. EN KISA ZAMANDA KENDINIZE BIR CEKI DUZEN VERIN BENCE..

SIZE YAKISTIRAMADIM...

SAYGILARIMLA;

 
At 21/10/05 11:09 Adsız said...

MURAT YILDIZ;

Elestiri yazinizi okudum ama kesinlikle katilmadigimi ifade etmek istiyorum. Amacim sizi elestirmekte degil. Piyasada o kadar kotu kitaplar var ki bunlari okuyacagima Turk amirali Piri Reis Haritasinin Sifresini okurum daha iyi. Sizin bu kitabi elestirmenize de gerek yoktu bence.

Turk Halki bu kadar aptal degil. Gercekten yanlislari varsa kitabin zaten anlarlar yani...

Basimiza cobana gerek yok. Turk halki olarak biz de koyun degiliz...

Saygilarimla;

Daha guzel isler yapmanizi temelli ederim...

Gazi Universitesi
Egitim Fakultesi 4.sinif Ogrencisi

 
At 22/10/05 09:52 Adsız said...

AYSE DOLGUN;
IZMIR DEVLET KONSERVATUARI
PIYANO BOLUMU SON SINIF;

Merhaba Piri Reis Haritasini Sifresi adli kitabi arkadasimin tavsiyesi uzerine aldim. Hic te elestirdigniz gibi degil bence. Vatansever bir gencin basarisi olarak gormekteyim. Bu genc arkadasimiza tesekkur edeceginize elestiriyorsunuz..

Bu konuda bana kalirsa ya kitabi okumadan elestirdiniz ya da bunda baska bir sebep var.

Peki diyelim ki Metin SOYLU'nun yazdiklari yanlis. O halde bugune kadar siz ne yaptiniz? Turk tarihi icin neler yaptiniz? Piri Reis uzerine ne gibi arastirmalar yaptiniz ? her zaman bu Turkiye de meyve veren agac taslaniyor...

Saygilarimla; İyi calismalar İyi elestiriler...

 
At 23/10/05 19:34 Adsız said...

Avukat Selim CANKAT;

Turk Halki her zaman kendi degerlerine sahip cikmistir. Bu ulke de Metin SOYLU gibi genclerin elinden tutulmali kostek olmak yerine destek olunmalidir. Acikcasi sizin elestiriniz cok iyi degil, ayip yani MEtin SOYLU'dan da yasca buyuk oldugunuzu dusunuyorum. Yani kibarca elestirmek gerekirdi bence.

Bu adam cinayet islemis gibi o donemde Piri Reis'i İdam ettikleri gibi siz de Metin SOYLU yu idam sehbasina oturtturmussunuz.

Tabi bu hos degil yani, siz egitim almis bir insansinzi bu konu herkesi asiyor boyle sivri dille bu vatansever genci harcamayalim. Metin SOYLU'yu 2003 tarihinde ATV de Ceviz Kabugunda da izledim. Gercekten samimi duydularla konuya el atmis. Ben ce Yayinevinden ulasin bu gencten bir ozur dileyin.

Size yakisani yapin...

Saygilarimla iyi calismalar..

IZMIR

 
At 23/10/05 19:34 Adsız said...

Avukat Selim CANKAT;

Turk Halki her zaman kendi degerlerine sahip cikmistir. Bu ulke de Metin SOYLU gibi genclerin elinden tutulmali kostek olmak yerine destek olunmalidir. Acikcasi sizin elestiriniz cok iyi degil, ayip yani MEtin SOYLU'dan da yasca buyuk oldugunuzu dusunuyorum. Yani kibarca elestirmek gerekirdi bence.

Bu adam cinayet islemis gibi o donemde Piri Reis'i İdam ettikleri gibi siz de Metin SOYLU yu idam sehbasina oturtturmussunuz.

Tabi bu hos degil yani, siz egitim almis bir insansinzi bu konu herkesi asiyor boyle sivri dille bu vatansever genci harcamayalim. Metin SOYLU'yu 2003 tarihinde ATV de Ceviz Kabugunda da izledim. Gercekten samimi duydularla konuya el atmis. Ben ce Yayinevinden ulasin bu gencten bir ozur dileyin.

Size yakisani yapin...

Saygilarimla iyi calismalar..

IZMIR

 
At 24/10/05 18:07 Adsız said...

Omer Seyit ATILGAN;

Denizci Kaptan, ANTALYA...

Bir sifredir gidiyor hadi bakalim ama cok iyi. Turk Denizcisi Piri Reis ve haritasi tartisiliyor. Amcam bana bundan yaklasik 10 yil once Piri Reis'in haritasini hjediye etti. Once anlamini cozemedim ama Metin SOYLU'nun kitabini okuduktan sonra meseleyi anladim.

Kesinlikle kendisini destekliyorum. Bu gence bence Tubitak Odul vermeli...

TURK TARIH KURUMU BASARI ODULU VERMELI...

SAYGILARIMLA;

 
At 24/10/05 18:48 N. Emrah AYDINONAT said...

Sayın Omer Seyit Atılgan Selim Cankat Ayşe Dolgun Murat Yıldız Senem Aydın;

Yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Metin SOYLU kardeşimizi desteklemeniz çok güzel. Ama farketmediğiniz bir nokta var. Ben de kendisini destekliyorum. Hatta sizden daha çok destekliyorum. Ona yaptığı yanlışları göstermeye çalıştım. Çalışmalarına devam ederken bu yanlışları düzeltirse gelecekte kimse onu eleştiremez. İyi bilim adamlarının en önemli meziyetlerinden biri eleştiriye açık olmalarıdır. Bu sayede hatalarını düzeltir ve çalışmalarını ilerletirler. Metin Soylu kardeşimizin de bir bilim adamı ruhu taşıdığına inanıyorum. Eminim ki o da bu eleştirileri kişisel bir saldırı olarak algılamayacak ve çalışmalarını geliştirmek için kullanacaktır.

Sevgiler,

 
At 25/10/05 19:12 Adsız said...

Senem UGURLU;
Marmara Universitesi 3.sinif ogrencisi

Bu kitap ile ilgili olarak aslinda kimsenin fark edemedigi bir konu var. O da su: Metin SOYLU adli kisi oyle sifreler yazmis ki kitapta ben buldum. Piri Reis'in bu haritayi nasil cizdigini gercekten buldum.

Metin SOYLU ile bu konuda gorustum kendisi beni tebrik etti. Herkese duyurulur. Metin SOYLU'dan sonra ilk bulan kisi benim.

Bu Dunya Tarihi icin inanin cok onemli bir kitap...

Metin SOYLU ile irtibat kurmakta zor degil.. Yayinevinden email adresini alabilirsiniz...

Herkese tesekkurler....

 
At 26/10/05 18:56 Adsız said...

Ahmet YILMAZ;
Yildiz Teknik Universitesi

Metin SOYLU bugun Yildiz Teknik Universitesinde konferans verdi. Muhtesem bir insan oldugunu anladım. Bilimadamlarina ve biz ogrencilere seslendi ve dedi ki;
BU PROJEYI VEREYIM SIZ UNIVERSITEDE TEZ KONUSU YAPIN,
inanamadim bu insan cok mutevazi birisi...

Helal OLSUN!!!

 
At 27/10/05 19:52 Adsız said...

CELAL YALINOGLU,
YEDITEPE UNIVERSITESI 2.SINIF

PARDON KIMSENIN ANLAYAMADIGI BIR SEY VAR. BU ELESTIRILERI SAYIN EMRAH AYDINONAT BEY E SESLENIYORUM..

METIN SOYLU ADLI YAZARIN KITABINDA NASA'NIN ACIKLAMASI VAR NEDEN DEGINMEDINIZ??? NASA YALAN MI SOYLUYOR? ISINIZE GELEN KONULARI ELESTIRMISSINIZ ISINIZE GELMEYENLERDEN BAHSETMEMISSINIZ BILE...

HADI ONU DA BIRAKIN DUNYANIN ONALTIGEN OLDUGUNU METIN SOYLU DEGIL PIRI REIS HARITASINDAN CIKAN SONUC BU. DAHA DA CARPICI OLAN ISE SU HARITANIN BEYANI ADLI SIIRDE BU KONUYA YER VERILMIS. PIRI REIS KENDISI SOYLUYOR DUNYANIN ONALTIGEN OLDUGUNU. KITABI BENCE 2 DEFA DAHA OKUYUN BOYLE ELESTIRI OLMAZ. ADAMA GULERLER YA LUTFEN PARDON YANI....

 
At 6/11/05 01:21 Cem said...

Merhabalar,

Emrah beyin yazısını Radikal'in kitap ekinde görmüş, okumuş, işaret ettiği bariz hatalara hayret ederek kitabı unutmuştum. Metin beyi ise ne Ceviz Kabuğu'nda izledim, ne de okuluma konferansa gelip bana tez konusu önermedi.

Demem o ki, iki tarafı da kişisel olarak tanımamam sayesinde tamamen nesnel kanılarımla diyebilirim ki, buradaki yorumlar kadar akl-ı selime ters düşen yorumlar -özellikle de bu kadar geniş bir meslek skalasından- hayatımda görmemiştim.

Kitabın eleştiriside şunlardan bahsediliyor:

-Kitaptaki mantıksal çelişkilerden ve tutarsızlıklardan
-Kitapta verilen bilgilerin bir kısmının haritanın üzerindeki notlarla olan çelişkisinden
-Kitaptaki yanlış bilgilerden, factual hatalardan

Metin beyin meraklı ve çalışkan bir birey olduğuna şüphe yok, yoksa zaten böyle bir konuda bir kitap yazamazdı; lakin insanların yararlı özelliklerini kullabilmeleri için yönlendirilmeleri gerektiği de bir gerçek.

Memleketimizde nedense eleştiri acaip bir anlam kaymasına uğramış, hakaret etmekle nerdeyse eşanlamlı olmuş. "İdam sehpasına oturtmak", "harcamak", "eleştirmeden, kasıtlı(?) yapmak", eleştirmeni "çoban" olarak görmek; bunlar sadece buradaki yorumlarda geçen eleştiri algılayışları.

Hem oturup kitabı adam gibi eleştirmiş; hem de ne eleştirisinde, ne de burada verdiği cevaplarda bir an bile saygısızlaşmamış; eleştirilerinin saldırı değil, yazarın kendini geliştirmesi için bir imkan olduğunu defalarca belirtmiş bir yazara açıkçası ben gıpta ediyorum. Ben ne eleştiriyi yazacak, ne de bu kadar soğukkanlı olacak sabrı kendimde bulamazdım. Teşekkürler Emrah bey.

Madem künye vermek adetten sayılır olmuş burada, vereyim:

Cem Türkeş,
Odtü Makine Mühendisliği son sınıf öğrencisi.

 
At 6/11/05 19:27 Cinemascopefilm said...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.  
At 8/11/05 11:54 Adsız said...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.  
At 8/11/05 12:30 N. Emrah AYDINONAT said...

Son yorumlar kitabın yazarı Metin Soylu ile Cinemascope film (Tayfun Şahin) arasındaki bir tartışmaya ait oldukları için silinmiştir.

Sayın Tayfun Şahin ve Sayın Metin Soylu arasında her ne geçtiyse buraya ait değildir, beni ve bu sitedeki yazıları okuyanları ilgilendirmemektedir. Burada sadece ve sadece kitapların içeriği ve anlamlı düşünceler yer alabilir. Kişisel tartışmalarınızı lütfen başka ortamlarda hallediniz.

Lütfen, buraya sadece kitap ve yazı hakkındaki yorumlarınızı ahlaki kurallara uyarak yazınız.

 
At 9/11/05 18:07 Adsız said...

Figen KURTULMUS
ODTU KIMYA BOLUMU 2.SINIF
Herkese Merhaba;


Kitap Calismasi Piri Reis Haritasinin Sifresi adli kitabi okudum ve cok begendim.Tabi ki iyi ya da kotu elestiri yapilabilir. Ben yalnizca olumlu elestiriyorum hepsi bu kadar.

 
At 10/11/05 10:22 Adsız said...

Şebnem FIDAN;
Makine Mühendisi
TBS OFIS Mudur

Kitabi bir arkadaşimin tavsiyesi uzerine aldim ve okudum. Eksikleri olan bir kitap zaten yazar da onsozde kendisi bu calismalarinin sadece %50 sini anlatmis. Kitap surukleyici ve sorgulayici.. Merak ettigim bir konu var: Piri Reis'in haritasinin ovguyle bahsedilmesi neden icinizi acitiyor. Ya da yukarida yabanci adreslerini vermis siteler ne kadar dogru ki; Ben neden inanayim ki Emrah Bey? Yabanci kaynaklar oldugu zaman inandirici mi oluyor??

Bence siz bu kitabi bir kere daha okuyun.. Gercekten kitabi anlamamissiniz ama bu da benim ufak bir elestirim lutfen kabul edin..

Saygilarimla;

 
At 13/11/05 20:58 murathan said...

Öncelikle merhaba;

Burdaki yazılara bakarak bende herkes gibi kitabı alarak okudum.. Bir kitap ve araştırma yazıları seven olarak büyük bir hayal kırıklığına uğradım.Sayın Aydınonat'ın yazmıs olduğuu yazılarıda kitabı okumuş olduğum yerlerle karşılaştırdım ve haklı buldum. Kitap çok acemice yazılmış ve yeterli bilgi yer olmadığını farkettim.Metin Soylu 7 yıllık bir çalışmadan bahsetmiş ve sadece ilk yıllarda Bakanlığın ona vermiş olduğu imkanlardanda. Metin Soylunun buna sevinmesi ve gurur duyması gerekir Türkiyede bu fırsatları isteyen binlerce genç var.Ama Metin Soylu ısrarla kendine rektörlerin yardım etmediğini ve muhatap almadıklarını söylemiş. Bir türk denizcisinin yaşamış olduğu zamanda böyle bir harita çizmesi gurur verici.Ama kitapta sadece yöntemlerden bahsetmiş bu sadece tez olarak kalmış ve türk milletide bu kitabı alıp okumak gibi bi hata yapmış aynene benim yaptığım hata gibi. Daha önce sevgili Hıncal Uluç ta yazmıştı bu kitapla ilgili ve kitabın hiç bir şey anlatmadığını sıradan ve çok acemice ve amatörce yazıldığından bahsetmişti, köşesinde.Bu kitabı okuyan bir çok arkadaşımda aynı şeyi söylediler kötü ve amatör bir araştırma.. Birde yazarımız %50 sini verdim diğerlerini sinema filminde vericem demiş.. Ben buna direk ticaret derim. Ona verilmiş devlet imkanlarıyla yapılmış bir araştırma ve bu kadar büyük bir Türk denizcisi bu kadar amatör bi şekilde anlatılarak ve ticari amaçla kullanılması beni çok üzdü ve tahminimce yazar bu kitapla merak uyandırıp diğer %50 yi anlatacak bir kitap yazacaktır.Ticaret dedim ya bizlerde Piri reis sevgisiyle dolu olan yüreğimizle bu işe alet oluyoruz.. yukarıda yazara destek çıkılmasını yazan hanfendiler var onlarada yazmak istediğim bir kaç şey var..
Türkiyede binlerce Metin Soylu'ya verilen sansı kendisine tanınamasını isteyen gençler var. Siz kalmışınız destek verilmesi lazım diosunuz ne die verelim kitap çıkarıp ticari amaçla kullanması içinmi. Metin Soylu gelirinin yarısını bağışlasın ihtiyacı olanlara o zaman destek olalım.Ayrıca ben kitapta nei anladığınıza merak ettim.. Arjantin'imi Antartika'yımı yada diğerlerinimi isterseniz sizde sayın Aydınonatın yazıklarını iyi okuyun bence o daha iyi anlatmış ve daha iyi anlarsınız.. Duygusal değil mantıksal bakın ..Gerçekleri görün bence.İyi geceler..

 
At 27/11/05 10:14 Adsız said...

Göksel ENGEL;



Kitabı ilk çıktığı anda satın alıp okudum, zira kendim de konu üzerinde ilgiliydim. Yazar Metin SOYLU, uzun süredir konu üzerinde yüksek destek ile araştırma yapmakta idi bunu akademik ortamlarda sık sık duyduk. Dolayısı ile duyduğumuz ortamlara bakarak kitabın yüksek bilimsel bir çerçeve, objektif bakış açısı ile yazılacağını umup heyecanla bekledim. Fakat satın alıp okuduktan sonra görülüyor ki, sayın yazar araştırmada ve eserde duygusallıktan sıyrılamadan, subjektif bir çalışma çıkartmış. En az onun kadar konu hakkında ümitli ve azimli olan biri olarak söylüyorum ki, millli duyguların katılarak yazıldığı bu eser, bu duygulara katkı değil büyük bir kazık atmıştır.Bilimsellikten, tarafsızlıktan uzak bir çalışma ortaya konulmuştur. Bu tabii ki okuyan, konu hakkında çok alakalı olmayan insanlar için çok gurur verici görünen bir tarzdır. Yazar toplum için doğru olanı yapmıştır. Fakat takdir edileceği gibi bilimden uzaklaşmıştır. Bu da sanırım reyting kaygısı ile popülist bir tavrın sonucudur. "Kitabım çok satsın, köşe olayım, senelerdir kendimi parçaladım boşa gitmesin" gibi bir mantık ortaya çıkmıştır. Kitap araştırmanın tamamını neden içermiyor sorusu da akıllara getirir bunu. Keşke yazar objektif düşünüp de bu kitabı yazsaydı da, bütün dünyada popüler olsaydı, kültürümüzün en önemli bilginlerinden biri bütün dünya tarafından konuşulsaydı. Kitap bilimsel çerçeveye sahiip olmasa bestseller olabilecek, popülist, duygusal bir kitaptır. Umarım yazar bu mantıktan çıkarak eseri ve araştırmayı tekrar bizlere kazandırır. Zira bu ülkede araştırma için onun kadar şans bulabilecek başkası çıkar mı bilinmez.

 
At 29/12/05 05:42 Adsız said...

COK IYI ELESTIRIN YERDEN YERE VURMAK LAZIM BU KITABI....

BU TURK TARIHINE BIR DARBE DE SIZ VURUN TAM OLSUN...

SIZ NE YAPTIGINIZI SANIYORSUNUZ? TURKIYE TARIHI ILE GURUR DUYUYOR VE SIZIN GIBI INSANLARIN ELESTIRILERINE IHTIYACI YOK,

GIDIN TURKIYE'DEN O ZAMAN....

PIRI REIS BIR TURK'TUR!!! O KAHRAMANDIR...

PIRI REIS'I ELESTIRME HAKKINI KENDINIZDE NE CURRETLE BULUYORSUNUZ??

HERKES HADDINI BILSIN...

OZGURLUKCU GENCLIK

 
At 11/1/06 19:13 başar yemenici said...

Kitabı bayramdan istifade bugün okudum.Bitirdiğimde ciddi hayal kırrıklığına uğradığımı söylemeliyim.Editör her ne kadar ifadeleri düzenlemiş olsa da,desytekten çok uzak bir çalışma olduğu aşikar.Sadece bu bile,bilimsel çalışmalarda ne derece zayıf bir toplum olduğumuzu gösteriyor.Sn.Aydınonat'ın tespitlerine ise tamöamen katılıyorum.BEn okurken en çok yazarın keskin ama dayanaksız önermelerine hayret ettim.BAkın şurda şöyle denmiş diye 2 cümle yazıp 5-6 sayfa sonra "zaten bunun böyle olduğunu kanıtlamıştık" diyemezsiniz.Bir sözüm de işi vat-millet-Sakarya'ya dökenlere.Sevgili arkadaşlar vatanınızı bu kadar sevmeniz çok güzel.Ben de sizler gibi vatanseverim.Metin SOylu da çok iyi niyetle bir çalışma yapmış.Ama bu kadar gerçekçilikten uzak bir kitaptaki hataları eleştirenleri neredeyse "moskova'ya" der bir tarazla suçlarsınız MEtin SOylu gibi gençlerimize destek değil siz de köstek olursunuz.Emeği için kendisine teşekkürler.Ama kendisini çok daha fazla geliştirmesi gerekiyor.

 
At 12/4/06 16:21 Adsız said...

Nedense şu son yıllarda milliyetçilik (artarak) düşünmeden yanlış işler yapmamıza neden oluyor.Bu kitabı yazanın bir türk olması eleştirilmeyeceği anlamına gelmez bende bir sosyal bilimler öğrencisiyim ve eleştiri yazısındaki mantıksal çürütmelerin yerinde oldugunu gördüm.Bunlara cevap verildiği zaman sorun kalmayacaktır.Olayı siyasi boyuta kaydırıp tartışmayı yararsız hale getirdiğinizi düşünüyorum.Bilim duygularla yapılmaz teşekkür ederim.

 
At 19/5/06 02:07 Adsız said...

Lutfen bu kitabi savunurken yazarinin yaptigi su yorumlari da goz onunde bulundurun:

“Bir de yeni iddia içeriyor: Dünya yuvarlak değil, onaltıgendir!" Bu bir iddia değil, belki bugün belki 50 yıl sonra ya da 150 yıl sonra ortaya çıkacak ve tüm Dünya’nın kabul edeceği bir gerçek!!! Ama ne beni “Piri Reis’in Haritasını tamamladığımda Dünya ONALTIGEN sonucu ile Avrupa’da Engizisyon Mahkemelerinde yargılayacaklar ne de bu tarihi gerçek yok olacak…”

"Unutmayınız Piri Reis, her şeyi biliyordu. Sizin daha anlayamadığınız çok şeyi de biliyordu. Ancak burada haritayı beyan ederken sadece gerçeği yazmış. Dünya yuvarlak dememiş ki ben, siz haklısınız diyebileyim. Anlatabiliyor muyum?"

"Sizi tanımıyorum ve yaşınızı-eğitiminizi de bu açıdan bilmiyorum."/"Öncelikle coğrafya konusunda ya da haritacılık konusunda eğitim almadığınızı araştırdım."

"Kitabımın hangi sayfasında ben Uzaylılardan bahsediyorum?"/" Arjantin’in Kıvrılma hadisesi ancak uzaydan görünen bir detaydır. Dünya içerisinde algılanamaz."

"Bir çelişki varsa o da Sayın; AYDINONAT’ın gerçekten eğitim durumunun ne olduğu sorusudur?"

YANI BIR TURK'UN, TURK BILIM ADAMININ, PIRI REIS'IN HARITASININ BOYLE BASIT KOMPLO TEORILERINE, SAHTE BILIME ALET EDILMESINI ELESTIRMESINDEN NEDEN BU KADAR RAHATSIZ OLUYORSUNUZ? LAF OLSUN DIYE KITAP YAZMIS TEORI KURMUS METIN SOYLU, YANI PES! TURK HALKI OLARAK PIRI REIS HARITASI NE ANLATIR, YIRMIGEN MI KIRKGEN MI BIZ ANLARIZ! BOYLE KITAP OLMAZ ADAMA GULERLER!

POZITIVIST ILERICI BILIMCI GENCLIK!!!
(seyirci nazarinda bir sansimi deneyeyim dedim)

 
At 14/6/06 14:19 Adsız said...

Sayın Aydındonat'ın eleştrisine katılmamak mümkün değil. Kitabın her sayfası mantık hataları ve çelişkiler ile dolu. Eğer Sn. Aydındonat eleştri olarak kitabın tamamını burada yayınlayabilseydi başka bişey söylemesine gerek kalmayacaktı. Bu durum da bile yine bu olumsuz tepkiler alacaktı. Bu konuyu 'vatan millet' bağlamında algılayan arkadaşlar iş eleştri olunca; nedense konuyu anlamak yerine bu tip anlamsız fevri tepkiler veriyorlar.
saygılar

 
At 25/8/06 00:18 Adsız said...

yunus emre'ye mesnevi hakkında düşüncelerini sormuşlar. ben o kadar uzun yazmak yerine 'ete kemiğe büründüm, yunus diye göründüm' derdim yeterli olurdu demiş. üç boyutlu dünyayı iki boyutlu haritaya aktarmanın projektör yöntemleri kafalarını sakarya nehrinden çıkarmayanların anlayabilecekleri bir şey değil. google earth'da uzaydan dünyanın görüntüsü veriliyor. alın piri reis haritasını uzaydan dünya görüntüsü ile çakıştırın. bakın bakalım dünya onaltıgen mi, sonsuzgen mi? piri reis haritaları gerçekten çok harika ama günümüz tekniğiyle üretilen haritaların inceliğinden oldukça uzak. belki resim olarak birşeyler anlatıyor, gururumuzu okşuyor ama bugün teknik olarak yararlanmamız olanaksız.
iyi geceler.
harita mühendisi hüseyin yelkenci

 
At 3/10/06 16:51 hgsahin said...

Eski bir yazı olmasına rağmen sabırla hepsini okudum. Ve faşizan milliyetçiliğin nelere kadir olduğunu görmüş oldum.

Sayın Aydinonat ın eleştirisindeki hataları yazmak yerine, eleştirmekle hata yaptığı üzerine yığınla şeyler yazılmış. Ne ayıp.

Amerikada "Tevratın şifresi (The Bible Code)" yazılıp Best Seller olduktan sonra ortalık şifre çözen kişilerden geçilmez oldu. Kuranın şifresi ve şimdi de sıra Piri Reis'e geldi.

Bana en enteresan gelen şeylerden biri, Piri Reis haritasının sadece bir kısmının günümüze ulaşmış olduğu halde şifresinin nasıl çözüldüğü. Haritanın büyük bir kısmı kayıptır. Çok azı bulunan bir kitabı anlamak.

Bilim dururken safsataya itibar eden Üniversite öğrencileri (içlerinde Coğrafya öğrencileri var). Bu memleketin hali ne olacak bilmiyorum.

İnsan hiçmi başka kaynaklardan konuyu araştırmaz.

http://www.ttk.gov.tr/yayinlar/pirireis1.html

Piri Reis in haritasının bulunmasından başlayarak üstündeki notlara kadar pek çok bilgi var. Bir okuyun isterseniz. Gerçi bu bilimsel bir çalışmadır bazılarına heyecan vermez.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Piri_Reis'in_Haritas%C4%B1_(%C4%B0lk_D%C3%BCnya_Haritas%C4%B1)

daha genel bir ansiklopedik bilgide burada var.

Sanırım Ülkemizin ve Milletimizin neden gelişemediğinin şifresini çözdüm . Ama sırdır söylemem.

 
At 8/12/06 05:35 Adsız said...

Konu bir hayli eski fakat benim tesadüfen dikkatimi çekti. Kitabı okuma fırsatım olmamakla beraber, bende diğer bir yorumcu arkadaşımızın dediği gibi sabırla sonuna kadar bu sayfadaki ve diğer internet sitelerindeki bilgileri, yorumları okuyup araştırdığımda, yargısız infaz gibi olmasın ama M.S yu bu tarz safsataların mimarı ve tetikleyicisi olan Erich Von Daniken (Tanrıların Arabaları) yolunda biri gibi algılamak zorunda kaldım.
Konuyla ilgilenen köşe yazarlarımızın ve özelliklede Sayın Aydınonat'ın sözlerine katıldığımı ifade ederek bilimin ışığında, araştırmacı, sağduyulu ve objektif hareket edilmesi en büyük temennimdir. Bu bağlamda üniversite öğrencilerimizin daha duyarlı olmaları gerekiyor. Özelliklede, gelecekte sağduyularıyla bizlere hakvericeklerini umarak alınmasınlar ama bazı coğrafya bölümü öğrencilerimizin!..

Saygılarımla doguuukan@hotmail.com

 
At 18/4/07 00:39 Adsız said...

AB=EAO
sanirim eklenecek fazla bir sey yok. Türkiye'nin ekmeğini yiyen suyunu içen ve bu güzelim vatan topraklarında rahatça gezip Avrupa hayranı olan zihniyetler asla ama asla Türk Milleti'nin değerlerine el atamayacaksınız sizlere Metin SOYLU gibi sıradışı yazarlar tokat gibi kitaplarıyla yanıt vermeye devam edecektir...
Eğer gününüz yetiyorsa bir de Sayin Hulki Cevizoğlu'nun kitaplarını eleştirin??? Olmaz mı?
Sizler bu Türkiye'de hiçbir şekilde gerçek bilimi savunabilecek akla sahip değilsiniz.. Olamazsınız da...

Orhan Pamuk gibi bir gun bu ülkeden gitmek zorunda kalırısnız çünkü...
Teşekkür ederim..
Nedim ÖZ
Çanakkale OnSekiz Mart Üniversitesi
Tarih Bölümü (Türkiye Tarihi Avrupa değil)

 
At 1/9/07 18:02 Adsız said...

Posta kutusunda bir e-posta: "Feomidyum petrolü çöpe atan element. Amerikan Askeri Bilim Araştırmaları Grubu (MSRA) tarafından ileri teknoloji kullanılarak tanımlanan ve varlığı açıklanmayan yeni bir element. Feomidyum kullanılarak üretilen süper mıknatıslarla mevcut elektrik motorlarından yüzde 730 daha verimli elektrik motorları üretilebilir. Peki dünyadaki feomidyum rezervleri nerede? Yüzde 74'ü Türkiye'de, yüzde 4'ü Nepal'de, geri kalanı da diğer ülkelerde. Boğaz'ın tektonik yapısını inceleyen Dubaililerin (yani aslında perde arkasındaki Amerikalıların) de asıl amacı yatırım yapmak değil buradaki element yataklarına sahip olmak!.."
Yukarıda yazanlara inandınızsa siz de kısa süreli de olsa kandırmacanın bir parçası oldunuz. 2005 yılında Ankaralı bir avukat, 'feomidyum' adında hayali bir element uydurup, bir powerpoint sunumu hazırladı. Bunu da e-posta olarak sanal âleme saldı. E-posta o kadar hızlı yayıldı ki, Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Osman Yumakoğulları iktidara geldiklerinde Türkiye'nin zengin feomidyum rezervlerini çıkarmayı vaat etti.
Adını vermek istemeyen avukat forumlardaki tartışmaları gördükçe bıyık altından gülüyordu: "Sağduyu sahibi insanlar 'Böyle bir element yok' dedikçe, diğerleri bu memleket sizin gibiler yüzünden böyle diyerek onları dışladı."

(Emre Boztepe'nin 18 haziran 2007 tarihli radikal gazetesi haberinden alinti)

 
At 9/9/07 00:39 ulvatar said...

Neden illa siyah,neden illa beyaz.Hep tercihlerimizde şartlandırılmış toplum olduğumuz için dar bir açıda evet veya hayır,iyi veya kötü diye karar verip onun askeri oluyoruz.Ama binlerce gri'nin tonu olabileceğini düşünmüyoruz.Gride siyah ve beyazda vardır.
Avrupalı Piri reisten daha çok uzak kaldığı ortadoğu medeniyetini merak ediyor.Fatih sultan mehmet topu icat etmedi ama o zamanki dünyada en büyük demir veya bronz döküm fabrikalarını oluşturdu.Bu gün eyfel kulesi fransız dökümcülügünün haşmetini gösteren bir eserdir.Sokulu mehmet paşa kılıç ali paşaya ,paşa sen bu devleti tanımamışsın,bu devlet bir yılda dünyanın en büyük donanmasını
yapmakla kalmaz gerekirse yelkenlerini ipek,iplerini ibrişimden yapar derken bu sözü ne yazıktırki,aydınlarımız bile karaoğlan,karamurat edası ile,ne laf söylemiş yaa,edası ile algılıyorlar.Kimse imparatorluğumuzu medeniyetle,teklolojiyle,adaletle kurduğumuzu algılayamıyor.Biliyormusunuz dünyada ilk defa degişik agaçlardan şeritler keserek bunları hayvan sinirleri ile yapıştırıp dünyanın en güçlü ok atan yaylarını yaptığımızı.Piri reissin amcası kemal reisin başarısının,onun yüreğinin haricinde ilk defa gemilerde top kullanmanın olduğunu biliyormusunuz.Preveze deniz savaşında barbarosun,andre doryanın 3 misli gemilerine rağmen kazanmasında, o zaman gemilerde en uzak menzilli topların bizim gemilerde olduğunu biliyormusunuz.
Osmanlı imparatorluğu kabadayı edası ile kurulmadı bilimle medeniyetle kuruldu.Mimar sinan selimiyeyi hayran olduğu tamiratını yaptığı ayasofya uslubu ile yaptı ama kimse onun kadar iyi hesap yapamadı,ki selimiye ayasofyadan çok daha sağlam ve büyüktür.Osmanlı dünyanın en savaşcı ve akıllı uluslarını kendisine katmaya çalıştı.Ama biz torunları olarak biz biraz çarpık ve yamuğuz.Hem çok akıllıyız hemde pek değiliz.
Konuya gelirsem piri reisin haritası o zamanki gerek osmanlı gerek ortadogu bilgi birikimini gösteren bir eser.Karalanmadan,veya abartılmadan incelenmeli.Bence haritada yanlışlarda var.Benim isteğim,illa siyah veya beyaz yanlışına düşmeden,özgür insan,ulvi,medeni insan gözü ile sadece piri reis değil tüm ilim ve uygarlık tarihimizin incelenmesidir.Mesela televizyonda seyrettim karamanda bir alman araştırmacı 1000 yıllık kumaş boyamada kullandığımız boyaları araştırıyor.Kırmızı boyanın sentetik olarak yapılan en iyilerinin bile uzun zamanda güneşte solduğunu ama bizim boyaların 1000 yılda bile solmadığını söylüyor......saygılarımla

 
At 10/9/07 11:59 Adsız said...

TURK AMIRALI PIRI REIS'I INKAR ETMEK TURK TARIHINI INKAR ETMEKTIR. SIZ SANIYORUM NEREDE YASADIGINIZI UNUTTUNUZ? BURASI MUSTAFA KEMAL ATATURK'UN VATANI! AMERIKAN BASKANI BUSH'UN MEMLEKETI DEGIL.. SIZIN GIBI KRISTOF KOLOMBCULAR SIZI, METIN SOYLU GIBI DURUST ADAMLAR KITAPLARIYLA SIZE TOKAT ATMAYA BOYLE DEVAM EDECEKTIR...

 
At 10/9/07 19:39 Adsız said...

hem kitabı okudum hem haber7 programında sıradışı röportajını dinledim. şanlı türk tarihine asla diyecek kelimem olmadı hatasıyla sevabıyla bize aittir eleştirilerimiz bile bir öz eleştiri üslübunda olamlıdır ancaaaakkkk... herzaman büyük şahsiyetlerin eserlerinin ama siyasal ama bilimsel varlıklar üzerinden rantlanan şahsiyetler halkı hep demogoji ve derin propaganda etkileriyle yanılgılara düşürmüş oldukları gerçektir. kabul edinki ne dünya onaltıgendir, ne susuz havasız uzay boşluğunda döner nede şahsi çıkarsamalarla büyük piri reis haritaları veya benzeri hazineleri keskin yargılarla mal edilebilir. arkadaş öyle kesin ve sahiplenici ki yadırgadım. ben yaptım, ben buldum, ben araştırdım, ben tamamladım nasa bile salak aslında:)) ilginç, anlamadığım bütün bu varsayım ve sonuçlar nereye götürecek bizi? yani onaltıgen bi dünyada yaşamakla yaşamamak arasında, bu haritanın tüm yüzyılı değiştirebilecek nasıl bir gelişmeyi tetikleyecek? yani ışınlamayı falanmı bulacağız? ne bulmuş bu arkadaş yani kahirenin dünyanın merkezi olduğunumu? bravo!!! ...bende yıldızların, burçların, birbirleriyle olan etkileşimlerinin, açılarının dünyanın ve insanların kaderlerini belirlediğini ispat edeceğim göreceksiniz...

 
At 21/9/07 23:48 Adsız said...

Hocam ben de izledim Haber7 TV yi ancak sen sadece izlemişsin, ben buldum ben yaptım hiçbir şekilde demedi ki; Söylediği her şeyin kare kare belgelerini zaten gösterdi. Lütfen daha fazla karalamayın Genç araştırmacı Metin SOYLU'yu.. Unutmayın sizler dinlemeden yadırgadıgınız muddetce bizler milletce hakikaten hiçbir şeyi bu memlekette degistiremeyız..
Türk Tarihi Önemli
Mustafa Kemal Atatürk Ne Güzel Söylemiş 1931 yılında
"TARİH YAZMAK TARİH YAPMAK KADAR MUHIMDIR. YAZAN YAPANA SADIK KALMAZSA DEĞİŞMEYEN HAKİKAT İNSANLIGI ŞAŞIRTACAK BİR MAHIYET ALIR"...

 
At 23/9/07 16:25 Adsız said...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.  
At 25/9/07 00:13 Adsız said...

SAYIN EMRAH BEY, O KADAR COK YAZIP CIZMISSINIZ KI ANCAK SAYIN METIN SOYLU'NUN SIZE CEVAP VERMESINI BILE KALDIRAMIYORSUNUZ.. MADEM OBJEKTIFSINIZ LUTFEN BUNU YAYINLAYIN DA GORELIM :)

PİRİ REİS'İN İTİBARINI DÜŞÜNEN N.EMRAH AYDINONAT'A CEVAP...
SAYIN; N.EMRAH AYDINONAT

Radikal Gazetesi 16.09.2005 tarihli kitap eki’nde “Piri Reis Projesi” ile ilgili olarak kaleme aldığınız ve kitabımın önsözünde de ifade ettiğim gibi %50’sini aktardığım “Piri Reis Gerçekleri” hakkında eleştirilerinizi konu alan haberi okudum. Son olarak, internet ortamında da yer yetmediği için yazmış olduğunuz şahsi adresinizden de takip etme fırsatını buldum.
Aslında bu eleştirilerinize cevap vermeyecektim. Nedeni ise, merak ettiğiniz ancak araştırmak yerine sadece eleştiri yaptığınız tüm noktaları zaten “Piri Reis’in Hazineleri” adlı son kitabımdan okuyacaksınız. Ancak her ne var ki; 20 Şubat 2006 tarihinde ekibimle birlikte resmi olarak açmış olduğum www.metinsoylu.com.tr adlı internet sitemde her türlü eleştiriye yer vermek için bu hizmeti yapıyorum. Okuyucu kitlem otuz binlerin üzerinde. Bana her an çok değer verdiğim okuyucularımdan e-mail ve telefon geldiğinden dolayı yapmış olduğum tüm araştırma ve duyuruları bu site üzerinden sürdürmekteyim. Şimdi eleştiri adıyla yapmış olduğunuz açıklamaları okuyucularımla paylaşmak suretiyle yazdıklarınızı hem alıntılarla hem de NEDEN_SONUÇ İlişkisiyle masaya yatırmak istiyorum. Aşağıda sizin eleştiri diye kaleme aldınız yazılarınızı siyah ile belirttim. Ayrıca konunun dağılmaması için “CEVAP” diye hemen açıklama getirmek istedim. Şahsınıza teşekkür ederim.

Her şeyde şifre aramak

Metin Soylu kitabında dünyanın onaltıgen olduğunu öne sürüyor. Ancak kitaptaki tutarsızlıklar bu çalışmayı bilimsel bir araştırmadan uzaklaştırıyor.

CEVAP= Konu başlığına bakıldığı zaman “Her şeyde şifre aramak” derken alaycı ve küçümser bir tavırla başlanmış. Öncelikle ortaya çıkan proje bırakın gerçeği, hayal bile olsa bir “EMEK”tir. Emeğe saygısı olmayan insanların hiçbir şeye saygı duymadığını büyüklerim bana öğretmiştir. Size bu saygının verilmeden bu yaşa kadar gelmiş olduğunuzu büyük bir talihsizlik olarak ifade etmeliyim. İlk dakikadan bir şeyin ayırımına varamadığınız aşikardır. “Eleştirmek ile Karalamak” arasındaki ince çizgide seçiminizi “Karalamak” adına kullanmışsınız. “Metin Soylu kitabında dünyanın onaltıgen olduğunu öne sürüyor. Ancak kitaptaki tutarsızlıklar bu çalışmayı bilimsel bir araştırmadan uzaklaştırıyor.” Buradaki yazınızda kitabı kesin olarak anlamadığınız sonucuna vardım. Çünkü Metin SOYLU bunu iddia etmiyor, Piri Reis’in Haritası’nı 90/65 cm ebadında bunu tamamladığımda ortaya çıkan sonucu paylaştım. Ayrıca onaltıgen meselesi sadece haritada değil Piri Reis’in Kitab-ı Bahriye adlı 1510-1525 tarihleri arasında yazmış olduğu eserin Cilt-1 sayfa: 84.sayfasına dikkat edin. Piri Reis burada “TAM ONALTI KISMA BÖLDÜLER İNAN, MERKEZ ONUN TAM ORTA YERİNE DÜŞER” şeklinde çok net açıklıyor gerçekleri. Ayrıca “Piri Reis Haritasının Şifresi” adlı kitabımı tekrar okuduktan sonra hemen elinize kalemi kağıdı alıp eleştirmektense, Kitab-ı Bahriye adlı eseri okumanızı beklerdim. Bunu da yapmamışınız. Eleştirirken emin olun ki; Piri Reis’i anlamadan kalem oynatmışsınız. Bu çok acı bir şey aslında. Türkiye’nin bilinen çok değerli gazetesi olan RADİKAL Gazetesi’nde ben isterdim ki eleştiri yapmadan bana ulaşsaydınız ben size Kitab-ı Bahriye’nin 4 cildine de bakmanız ve araştırmanız için verebilirdim. Bu yazdıklarım benim size olan samimi duygularımdan ibarettir. 1929 yılında Topkapı Sarayı'nda bulunan Piri Reis Haritası (1513), bulunduğu tarihten bugüne araştırmacıların ilgisini çekmiş ve tartışmalar yaratmış. Birçok araştırmacı haritanın 'esrarengiz' özelliklerine dikkat çekmiş. Örneğin, Tanrıların Parmak İzleri (G. Hancock), Antik Deniz Krallarının Haritaları (C. Hapgood) ve Tanrıların Arabaları (E. von Däniken) adlı kitaplarda Piri Reis Haritası'nın daha önce bilinmeyen gelişmiş bir uygarlığın varlığına işaret edebileceği söyleniyor. Piri Reis Haritası'nın Şifresi, bu kitapların bir devamı niteliği taşısa da onlardan farklı. Kitap, 'mucizeleri' Piri Reis'e atfetmek amacıyla yazılmış. Bir de yeni iddia içeriyor: "Dünya yuvarlak değil, onaltıgendir!"
CEVAP= Yukarıdaki yazınızda Piri Reis’in Haritasının bulunuşu hakkında bilgi verdikten sonra, “Tanrıların Parmak İzleri (G. Hancock), Antik Deniz Krallarının Haritaları (C. Hapgood) ve Tanrıların Arabaları (E. von Däniken) adlı kitaplarda…” yazmış olduğum kitabımı bu kitaplarla aynı olduğuna işaret etmişsiniz. Sizin adını verdiğiniz kitapları bende biliyorum. Ancak burada sadece benim gördüğüm alaycı bir ûslupla kitabımda sanki ben Piri Reis’e yardım eden Uzaylılarmış gibi sizin bir yakıştırma yaparak resmen dalga geçmeye çalıştığınızı gördüm. Sizi tanımıyorum ve yaşınızı-eğitiminizi de bu açıdan bilmiyorum. Bundan dolayı bu ûslubun size yakışıp yakışmadığına da kestiremediğimi bilmenizi istedim. Kitabımı okuduğunuzu söylüyorsunuz, Peki size soruyorum: Kitabımın hangi sayfasında ben Uzaylılardan bahsediyorum? Böyle bir cümlem var mı? Varsa hangi sayfada bana da söyler misiniz Çünkü ben göremedim… “Bir de yeni iddia içeriyor: Dünya yuvarlak değil, onaltıgendir!" Bu bir iddia değil, belki bugün belki 50 yıl sonra ya da 150 yıl sonra ortaya çıkacak ve tüm Dünya’nın kabul edeceği bir gerçek!!! Ama ne beni “Piri Reis’in Haritasını tamamladığımda Dünya ONALTIGEN sonucu ile Avrupa’da Engizisyon Mahkemelerinde yargılayacaklar ne de bu tarihi gerçek yok olacak…” Emin olun ki Güneş Asla Balçıkla Sıvanmaz… Dünyanın merkezi Kahire yazar, Dünya'nın onaltıgen olduğu sonucuna Piri Reis Haritası'nı tamamladıktan sonra varmış. Haritadaki noktalardan yola çıkarak, 'matematiksel bir hesap'(!)

CEVAP= (!) Bu işaretin anlamı, ben bu hesabı göremedim demektir. Bu hesabı kitabımda anlattım ama ya zahmet edip okumadınız, ya da kitabın sayfaları matbaa hatası yüzünden yapışıktı fark edemediniz? Sayfa numaralarını tekrar gözden geçirmenizde fayda görüyorum. tespit etmiş ve bunu kullanarak haritayı tamamlamış. Bu 'hesabın' ne olduğu konusunda hiçbir açıklama olmasa da, sonuç olarak Piri Reis'in, dünyayı yuvarlak değil, onaltıgen olarak düşündüğü iddia edilmiş.

CEVAP= Laf kalabalığı olarak gördüğüm eleştirinizin burada da devam ettiği için ben siz yorulmayasınız diye yardımcı olacağım. “Piri Reis Haritasının Şifresi” adlı kitabım sayfa: 80’i açıp bakarsan ne yazdığımı ve bu haritayı nasıl tamamladığımı net olarak göreceksiniz. Muhtemelen, yazar, haritanın eksik kısımlarını, Piri Reis'in kullandığı projeksiyon tekniği hakkında bir varsayım yaparak tamamlamış. Bu işlemin sonucunda da karşısına onaltıgen bir harita çıkmış. Bunun sebebi, Piri Reis'in kullandığı projeksiyon tekniği ya da haritayı tamamlamak için kullanılan yöntem olabilir.

CEVAP= Siz tarihte böyle bir yöntemin daha önce var olduğunu ya da haritacılık tarihinde böylesi bir yöntemin olduğunu ispat ederseniz ben de sizin haklı olduğunuzu bu sitemden tüm dünyaya ilan edeceğim. Söz veriyorum…Piri Reis Haritası, portolan haritalarına benziyor. Bu haritalar, haritanın farazi merkez noktasından geçen sekiz ya da on altı çizgiyle bölünür. Dolayısıyla, bu haritaları oluşturan çizgilerin uç noktaları birleştirildiğinde karşımıza onaltıgen ya da otuzikigen bir şekil çıkar. Ama, bu, dünyanın yuvarlak olarak düşünülmediğini göstermez. Gerçek şu ki, yuvarlak çıkmayan şey haritadır, dünyanın kendisi değil. Dolayısıyla yazar, burada neyin neyi temsil ettiğini birbirine karıştırmış.

CEVAP= Mesele karıştırmak değil, tek kelimeyle sizin bu gerçeği anlayamadığınız diyebiliriz. Anlattıklarınız gerçektende çok vahim. Piri Reis konusunda hiçbir şey bilmeyen birisinin ancak böylesi bilmeden yazacağı şeklinde uygun formatınız dikkat çekiyor. Kendimi ise 7 yılın vermiş olduğu Piri Reis konusundaki bilgilerimle şanslı görüyorum. Ayrıca o dönemde Dünya’nın şeklini gösteren pek çok dünya haritası çizilmiştir. Sadece Osmanlı döneminde değil, Portekizliler, İspanyollar, Venedikliler..vs. Şimdi burada size sormak istediğim önemli bir soru var. Diyorsunuz ki; Piri Reis Haritası, portolan haritalarına benziyor. Bu haritalar, haritanın farazi merkez noktasından geçen sekiz ya da on altı çizgiyle bölünür. Dolayısıyla, bu haritaları oluşturan çizgilerin uç noktaları birleştirildiğinde karşımıza onaltıgen ya da otuzikigen bir şekil çıkar. Ama, bu, dünyanın yuvarlak olarak düşünülmediğini göstermez. O halde tarihi haritalar niçin yuvarlak bir çizgi içerisinde hazırlanmıştır? Karalar bunun içerisinde çizilmiş ancak en dış tabakası neden yuvarlak olarak tanımlanmıştır. Unutmayınız Piri Reis, her şeyi biliyordu. Sizin daha anlayamadığınız çok şeyi de biliyordu. Ancak burada haritayı beyan ederken sadece gerçeği yazmış. Dünya yuvarlak dememiş ki ben, siz haklısınız diyebileyim. Anlatabiliyor muyum? Yazar benzer bir hatayı, Kahire merkezli güncel bir haritaya dayanarak, dünyanın merkezinin Kahire olduğunu iddia ederken de yapıyor. Farazi bir merkez noktasına göre (azimutsal projeksiyon ile) yapılan haritalar, dünyanın merkezi ile ilgili bilgiler vermez.
CEVAP= Öncelikle coğrafya konusunda ya da haritacılık konusunda eğitim almadığınızı araştırdım. Bu bakımdan haritacılık ya da coğrafya bilginiz varmış gibi yazmışsınız biraz meseleye farklı bakıyorum. Bu eleştiri yazınız size ait değil. 2 ya da 3 kişinin ortak hazırladığı bir yazı olarak tanımlanabilir. Kimlerle bu yazıyı hazırladığınızı da açıklarsanız sevinirim. Tekrar aynı şeyi yazmak zorunda kalıyorum beni bağışlayın. Bu Metin SOYLU’nun iddiası değil haritadan çıkan sonuçlar bunlar. Bu açıklamamı ise defalarca kitabımda yazdım. Hatta bakın olaya bende şaşırdım. Dünya’nın merkezinin ne olduğu inanın benim umrumda bile değil. İsterse KENYA olsun ya da İRAN olsun. Mesele şu: Piri Reis neden haritasında Dünya’nın Merkezi’ni KAHİRE olarak göstermiş? Bizim bu konu üzerinde düşünmemiz gerekiyor. Acaba bir şey mi anlatmaya çalıştı? Piri Reis’in Dünya’nın Merkezi dediği KAHİRE’de 1554 tarihinde idam edilme sebebi bir tesadüften mi ibaretti? Bizim Türk Tarihine sahip çıkıp bunları sorgulamamız gerekiyor. Dedikodu yaparak birbirimizi çekiştirerek, karalayarak değil. Bu memleket hepimizin, eğrisiyle doğrusuyla bizim. Bu bakımdan birbirimize destek olarak Türk Tarihi’ni araştırmak doğruları bulmaya çalışmak lazım. Yine diyorsunuz ki; (azimutsal projeksiyon ile) yapılan haritalar, dünyanın merkezi ile ilgili bilgiler vermez. Piri Reis’in bu haritası azimutsal projeksiyon ile çizildiğini nerden çıkardınız bunu da anlamadım? Ben yalnızca Amerikan Hava Kuvvetleri’nin haritası ile Piri Reis Haritasının Şifresi sayfa:33 ile tamamlamayı başardığım Piri Reis’in Haritası arasındaki benzerliği gösterdim. Piri Reis’in Haritası (azimutsal projeksiyon ile) yapılan haritaları’dır demedim. Siz bunu iddia ediyorsunuz ben değil. İşte buradan da anlaşılıyor kitabı iyi okumadığınız…Yazar, haritanın merkezi ile dünyanın merkezini birbirine karıştırmış.
CEVAP= Sanırım bu aynı cümlelerinizi bir editör tarafından kontrol ettirmenizde fayda var. Aynı şeyi yine yazmışsınız. Ben bunun cevabını yukarıda vermiştim. Cevap vermek konuyu iki kere tekrarlamaya luzüm görmüyorum. Devam edelim yazınızla: Daha sonra da Piri Reis Haritası'nın merkezinin de Kahire olduğunu iddia ederek, lafı Piri Reis'in dünyanın merkezini ABD'li bilim adamlarından çok daha önce keşfettiğine getirmiş. Ancak, tamamlanmış Piri Reis Haritası'na bakınca görüyoruz ki, tamamlanmış haritanın merkezi Kahire değil, daha güneyde bir yer.

CEVAP= Bir büyüteç kullanarak tekrar incelemenizde fayda görüyorum. Ciddi olarak bir büyüteçle bakarsanız Piri Reis’in Haritası tamamlandığında merkezin kahire olduğunu göreceksiniz. Yani yazar, merkezi Kahire olmayan dünyanın merkezinin Kahire olduğunu iddia etmesi yetmiyormuş gibi, merkezi Kahire olmayan Piri Reis Haritası'nın merkezinin Kahire olduğunu da öne sürüyor!

CEVAP= Yine aynı cümlelerin tekrarını görüyorum. Cevabını iki kere aynı cümleleri tekrarladığın yukarıdaki ifadelerinde cevaben bulabilirsiniz.

Yukarıda ifadeleriz Radikal Gazetesi Kitap Eki’nde yazdıklarınız şimdi gelin sizin devamını gösteren ve gazetede yer yetmediği için internetten yayımladığınız ve eleştiri dediğiniz detayları…Piri Reis Haritası'nın Şifresi (Metin Soylu) adlı kitapla ilgili eleştiri yazım 16 Eylül 2005 tarihli Radikal Kitap ekinde yayınlandı. Yer kısıtı nedeniyle Radikal Kitap ekinde ele alamadığım ayrıntıları aşağıda bulabilirsiniz. (Radikal Kitap'taki yazıyı okumak için buraya tıklayın.)
CEVAP= SAYIN; N.EMRAH AYDINONAT, Ben herkesin yerine sayfayı tıkladım..

Piri Reis Haritası’nın Şifresi

1929 yılında Topkapı sarayındaki düzenlemeler sırasında bulunan ve 1513 yılında yapılmış olan Piri Reis Haritası, bulunduğu tarihten bugüne araştırmacıların ilgisini çekmiş ve tartışmalar yaratmış. Birçok yazar ve araştırmacı haritanın “esrarengiz” özelliklerine dikkat çekmiş ve bu özelliklerden şaşırtıcı sonuçlar çıkarmış. Son zamanlarda kitapçılarda ve süpermarketlerde görmeye başladığımız Piri Reis Haritası’nın Şifresi adlı kitap Piri Reis’in çalışmaları ile ilgili bu merakın bir uzantısı olarak görülebilir.

CEVAP= Son zamanlarda kitapçılarda ve süpermarketlerde görmeye başladığımız Piri Reis Haritası’nın Şifresi adlı kitap Piri Reis’in çalışmaları ile ilgili bu merakın bir uzantısı olarak görülebilir. Bu bütünüyle sizin fikriniz. Piri Reis’i 500 yıl sonra gündeme getirdim diye

eğer yaptığım bir SUÇ ise evet SUÇ İŞLEDİM. Bir Türk’ü 500 yıl sonra onu bugünlere taşıyıp onu hatırlatmak en büyük şereftir. Sizin herşeyden önce eleştirmeden öte cümleniz şu olmalıydı: Görüşlerimi ifade etmeden önce yazara Türk Amirali Piri Reis’i gündeme getirdiği için tartışma konusu yaptığı için en içten teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Bilmem benim duygularımı anladınız mı Sayın; N.Emrah AYDINONAT?
Esrarengiz Harita
Literatürde, Piri Reis Haritası’nın şu ilgi çekici özelliklere sahip olduğu söyleniyor: Piri Reis Haritası, (1) Amerika kıtasının ilk haritasıdır; (2) zamanının en iyi dünya haritasıdır; (3) 1513’ten çok daha sonra (1800’lerde) keşfedilen Antarktika kıtasını (buzlarla kaplı olmayan haliyle) göstermektedir; (4) Güney Amerika kıtasının güney ucunu uzaydan görüldüğü şekliyle resmetmiştir; (5) Güney Amerika kıtasının Antarktika ile okyanus altında nasıl birleştiğini göstermektedir; (6) dönemin tüm haritaları hatalarla dolu olduğu halde şaşkınlık verici bir şekilde hatasızdır.

CEVAP= Teşekkür ederim aynen doğru bakın bu yazdıklarınız.

Bu gözelemlere dayanan bir çok kitap yazılmış. Örneğin, Graham Hancock, Fingerprints of the Gods (Tanrıların Parmak İzleri) adlı kitabında Piri Reis haritasının daha önce bilinmeyen gelişmiş bir uygarlığın varlığına işaret edebileceğini söylüyor. Benzer bir iddia Charles Hapgood’un Maps of the Ancient Sea Kings: Evidence of Advanced Civilization in the Ice Age (Antik Deniz Krallarının Haritaları: Buzul Çağındaki Gelişmiş Uygarlıkların Delili) adlı kitabında Piri Reis Haritası’ndaki özelliklerin çok şaşırtıcı olmadığını, çünkü benzer özelliklerin daha önceki haritalarda da bulunduğunu söyleyerek, geçmişte yapılmış bu gelişmiş haritaların gelişmiş bir uygarlığın varlığına işaret edebileceğini söylüyor. Erich von Däniken ise Chariots of the Gods? (Tanrıların Arabaları) adlı kitapta, C. Hapgood’un iddialarını bir adım öteye götürerek, buzlardan arınmış Antarktika kıtasının ancak uzaylıların yardımıyla haritalara girmiş olabileceğini iddia ediyor. Bunlara ek olarak haritanın resmettiği Antarktika’nın kayıp kıta Atlantis olduğunu söyleyenler de var.
CEVAP= Doğru olarak konuyla ilgili arşiv bilgilerine bakılmış ve bugüne kadar Piri Reis konusunda neler olduğunu ifade etmişsiniz. Bakın bu konuda da size teşekkür ederim.

Piri Reis Haritası’nın Şifresi, kendisinden önceki kitaplardaki iddia ve gözlemlerin devamı niteliği taşısa da onlardan farklı. Bir defa, ‘uzaylılar’ ve ‘geçmişteki gelişmiş medeniyetler’ argümanlarını içermiyor. Kitap, “mucizeleri” Piri Reis’e atfetmek amacıyla yazılmış. Bir de yeni iddia içeriyor: Piri Reis Dünya’nın yuvarlak değil, onaltıgen olduğunu düşünüyormuş. Biz ise henüz bu bilgiye ulaşamamışız!

CEVAP= Piri Reis Haritası’nın Şifresi, kendisinden önceki kitaplardaki iddia ve gözlemlerin devamı niteliği taşısa da onlardan farklı. Bir defa, ‘uzaylılar’ ve ‘geçmişteki gelişmiş medeniyetler’ argümanlarını içermiyor. Bir çelişkiniz var. Radikal Gazetesi’nde yazmış olduğunuz satırlar aynen şöyle; 1929 yılında Topkapı Sarayı'nda bulunan Piri Reis Haritası (1513), bulunduğu tarihten bugüne araştırmacıların ilgisini çekmiş ve tartışmalar yaratmış. Birçok araştırmacı haritanın 'esrarengiz' özelliklerine dikkat çekmiş. Örneğin, Tanrıların Parmak İzleri (G. Hancock), Antik Deniz Krallarının Haritaları (C. Hapgood) ve Tanrıların Arabaları (E. von Däniken) adlı kitaplarda Piri Reis Haritası'nın daha önce bilinmeyen gelişmiş bir uygarlığın varlığına işaret edebileceği söyleniyor. Piri Reis Haritası'nın Şifresi, bu kitapların bir devamı niteliği taşısa da… İnternetteki yazınızda tam tersini söylüyorsunuz. İşte burada eleştirdiğiniz konuya bile tam olarak hakim olamadığınızı ispat ediyorum. Ya da bu satırları başkası yazdı sizde bakmadan yayınladınız. Bir insan eleştirmek istediği bir kitabı iyi okumalıdır. Böylesi çelişkiler eleştiri yapan kişileri ya da sizi mahcup eder. İşte aynen böyle olduğu gibi… Şimdi bir karar verin (?) Yukarıda adı geçen kitaplarla kitabım aynı mı farklı mı? Kitabın yazarı, Metin Soylu, meraklı ve araştırmacı bir genç adam. Piri Reis Haritası’nı tamamlamak üzere çalışmalarına başlamış ve zamanında Milli Eğitim Bakanlığından da destek görmüş. Ama anladığım kadarıyla bu destek ona çalışmalarını sürdürebileceği bir yer vermekten öteye gitmemiş.
CEVAP= Milli Eğitim Bakanlığı’na 1998 tarihinde Ankara Batıkent Mobil lisesi’nden mezun olduğum yıl dönemin bakanı Sayın; Hikmet ULUĞBAY tarafından verilen talimatla alındım. Bana maddi manevi her türlü imkan verildi. Müsteşar Bener CORDAN beni Ankara’daki pek çok bilimsel kuruluşa yönlendirdi. Milli Eğitim Bakanlığı gereken desteği fazlasıyla bana verdi. Bu süreç içinde bazıları Metin Soylu’yu naif bir araştırmacı olarak görüp külliyen görmezden gelirken, diğerleri dudak bükerek “aferin oğlum devam et” demiş. Tüm bunların sonucu olarak, ortaya bilimsel yaklaşımla yakından uzaktan ilgisi olmayan bir kitap çıkmış.

CEVAP= Bir aferinde ben size diyebilirim. Siz de ancak böyle bana destek olursunuz. Değişim yok işte… 7 yılda değişmemiz sizin gibi insanlar..Piri Reis Haritası’nın Şifresi, bir insanın inançlarına yenik düşüp, bilimsel araştırma mantığından nasıl uzaklaşabileceği gösteren örneklerden biri. Düşünme ve mantık hatalarıyla dolu. Şimdi, size bu hatalardan bir kaçını göstereceğim. Amacım Metin Soylu’yu kırmak değil, hatalarını göstererek sonraki çalışmalarında bunlardan kaçınmasını sağlamak.
CEVAP= Taktik harika olmuş. Okuyucuya DOST gibi görünüp bir şeylerin arkasına sığınarak karalamaya devam ediliyor. Mertçe çıkıp yazın! Amacınız gerçekten de Metin SOYLU’yu kırmak değilse neden bu eleştiri diye kaleme aldığınız yazıyı yazmadan bana ulaşıp fikrimi almadınız? Neden %50 sini aktardığım Piri Reis Haritasının Şifresi adlı kitabımda, Ben bu eleştiriyi yapacağım ama kalan %50’sinde ne var bilmiyorum ki; en iyisi Metin SOYLU’ya bir ulaşıp bilgi alayım. Yoksa onu kırmak ya da karalamak şeklinde yanlış anlaşılabilirim. Demediniz?
İlk önce, yukarıda saydığımız, Piri Reis Haritası’nın özellikleri ile başlayalım. Haritanın dönemin en iyi ve titiz çalışması olduğu doğru. Ancak, haritada resmedilen yerin Antarktika olduğunu söylemek güç. Bir çok araştırmacı bunun ufak bir benzerlikten ibaret olduğunda hem fikir.
CEVAP= Söz ettiğiniz araştırmacılar kimler? Ayrıca ne hikmetse Metin SOYLU kesinlikle yanılıyor sizin isim vermediğiniz araştırmacılar kesin doğru söylüyor öyle mi? Bunun kriteri ne? Neden şüpheci değilsiniz? Bilimde kesinlik yoktur. Daima şüpheci olmak lazım. Onların yanılma payı %0 sıfır sanırım. Lütfen daha fazla komik duruma düşmeyin…Antarktika sanılan yerin, Güney Amerika ile birleşik bir şekilde resmedilmiş olması, Piri Reis’in bu iki yerin suyun altında nasıl birleştiklerini gösterdiğine değil, oranın Antarktika olmadığına işaret ediyor. Bunlara ek olarak, Piri Reis Haritası’ndaki notlar da o bölgenin Antarktika olamayacağını gösteriyor.

CEVAP= Sizin iddianıza ek olarak sanırım Piri Reis’in Antarktika Dağlarına gittiğinden de söz edilebilir mi? Burada felaket bir yazı yazılmış Çok vahim olan şu ki; Hiçbir şeyi bilmeyen birinin ancak bu kadar basit düşünebileceği bir tarzı seçmişsiniz. Keşke beni aramış olsaydınız ben sizi elimdeki kaynaklarla inanın aydınlatırdım. Bilgi paylaşıldıkça güzeldir. Genel kanı, o dönemlerde tam olarak bilinmeyen bölgelerin varsayımsal olarak resmedildiği yönünde. Ayrıca, Antarktika’nın buzlarla kaplı olmayan haliyle resmedilmiş olması da o dönem için imkansız,
CEVAP= Şunu biliyor muydunuz? Piri Reis İmkansızı başardı… Ayrıca Piri Reis’in Antarktika Dağları’nı bundan yaklaşık 500 yıl önce haritasında göstermesi sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Piri Reis “TÜRK” olduğu için mi? Çünkü Antarktika, Piri Reis’in haritayı çizdiği tarihten yaklaşık 300 yıl sonra bulundu ve o sırada en iyi ihtimalle binlerce yıldır buzlarla kaplıydı. Elbette aynı bilgilere dayanarak haritanın uzaylılar tarafından (ya da yardımıyla) çizilen haritalara dayandığını iddia edenler var, ancak onlar da hem Piri Reis haritasındaki hem de önceki haritalardaki hataları açıklamakta güçlük çekiyor.

CEVAP= Piri Reis’in Haritası hatasızdır. Hatalı diyenler nerelerde hata yaptığını bir türlü ispatlayamadılar. Siz bugünkü haritalarla 500 yıl önceki karaları kıyaslarsanız tabi ki hata algılarsınız. Sizin anlayışınızla 500 yıl boyunca yerkürede hiçbir değişim olmadı, deprem olmadı, her şey çok güzeldi. Metin Soylu, kitabın başında, bize Piri Reis’i tanıttıktan sonra ilk önemli argümanını ortaya koyuyor: [1] “Piri Reis’in 1513 tarihinde çizmiş olduğu haritanın, bugün uzaydan çekilen dünya fotoğraflarıyla birebir aynı olduğu tespit edilmiştir” (sf. 32). Ne var ki, bu önerme yanlış: Haritacılıktan zerre kadar anlamayan bir kişi bile haritayı biraz inceleyip, güncel haritalarla karşılaştırdıktan sonra bunu görebilir.

CEVAP= Sizi bunun ispatını yapmaya davet ediyorum. Piri Reis’in Haritası neden yanlış? Bir çok kaynakta, haritanın o dönemin (özellikle haritacılık tekniği bakımından) en iyi haritası olduğu söylenmektedir, ancak yine aynı kaynaklar, haritanın hatalar içerdiğini de

kabul etmektedir. Bu noktaya geri geleceğiz. Zaten Metin Soylu kitabın ilerleyen bölümlerinde kendisiyle çelişerek bu önermenin hatalı olduğunu gösterecek.
CEVAP= Çok merak ediyorum bakalım nerede kendimle çeliştim. Devam edelim…

Kitabın ikinci önemli argümanı Piri Reis Haritası’nın kendisinden önceki haritalara dayanarak çizilmiş olmadığını söylüyor. Metin Soylu, buna inanmıyor. Diyor ki, “o dönemin haritaları hatalıydı, Piri Reis hatalı haritalardan yola çıkarak hatasız bir harita yapmış olamaz.” Bu iddianın ardındaki akıl yürütme şöyle sergilenebilir: [2] Piri Reis Haritasından önce yapılan bütün haritalar hatalıdır (sf. 37 - 60). [3] Hatalı haritalar kullanılarak yapılan yeni bir haritada kullanılan tüm haritalardaki hatalar görülecektir (sf. 38). [4]

Eğer [1], [2], ve [3] doğru ise, Piri Reis haritasının önceki haritalardan yararlanılarak yapıldığını söyleyemeyiz.

CEVAP= Benim Dünya Tarihi’ne damgasını vuracak elimde çok önemli bir belgem olduğu için Piri Reis’in Hazineleri adlı kitabıma sakladım her şeyi. Piri Reis kesinlikle diğer haritalardan faydalanmamıştır. O da artık piyasalarda. Kitap içindeki BİLİRKİŞİ RAPORU’na dikkat ediniz.Önerme [1]’in hatalı olduğunu görmüştük. Önerme [2] doğru. Önerme [3] ise kocaman bir mantık hatası içeriyor. Önceki haritaların karşılaştırmalı incelemesi sonucu olarak bu haritalardaki hataların bir kısmı ortadan kaldırılabilir. Buna ek olarak,

eğer daha iyi ve tutarlı bir haritacılık tekniği kullanılıyorsa, varolan hataların önemli bir kısmı yok edilebilir. Piri Reis’in haritacılık tekniğinin iyi olduğu genel olarak

kabul gördüğüne göre başka haritalardan faydalanmış olmasında hiçbir gariplik yoktur. Zaten, Piri Reis, harita üzerindeki notlarda, bu haritayı elindeki diğer haritalardan faydalanarak yaptığını beyan ediyor:

Özellikle yirmi kadar harita ile Arapların Caferiye (coğrafya) dedikleri ve

kara parçalarını da içine alan İskender-i Zulkarneyn zamanında yapılmış olan

sekiz dünya haritasından, Arabi Hint haritasından, yeni yapılan ve Sind, Hind ve

Çin ülkelerini de geometri yöntemiyle gösteren dört Portekiz haritası ile

Kolomb’un batı tarafında yaptığı haritadan, karşılaştırma yoluyla ile çıkarılıp

bu şekil ortaya kondu.” Sf. 25 Kaçınılmaz olarak insanın aklına “

kazan doğurdu” hikayesi geliyor: Sevgili Metin Soylu, haritaya inanıyorsun da üzerindeki notlara neden inanmıyorsun?

CEVAP= Keşke bunları yazmadan önce Piri Reis’in Hazineleri adlı kitabımın çıkmasını bekleseydiniz. Tekrar aynı şeyi yazıyorum. BİLİRKİŞİ RAPORU adlı bölüme dikkat. Tarihi gerçek burada yazıyor…Dünya – SuküreKitabın ilerleyen bölümlerinde meşhur Antarktika meselesini gündeme geliyor. Metin Soylu’nun iddiası şu: [5] Piri Reis Haritası’nda Arjantin’in uç noktası ile Antarktika dağlarının birleştiği görülmektedir (sf. 69). [6] Uydudan çekilen dünya fotoğraflarında Arjantin’in uç noktası ile Antarktika dağlarının birleşme hadisesi söz konusu olmamaktadır (sf. 69). [7] Ancak ve ancak suküreyi ortadan kaldırırsak, Arjantin’in uç noktası ile Antarktika dağlarının birleştiğini görebiliriz (sf. 69 - 70). Yazar bu üç önermeden yola çıkarak Piri Reis Haritası’nın nasıl olup da bu bilgileri taşıdığını soruyor: Piri Reis, suküreyi kaldırıp okyanusların altına nasıl bakmıştı?
CEVAP= İlk defa bu bölümü doğru anlamışsınız. Teşekkür ederim. Aynen doğru.

Dikkat edilirse, önerme [6]’nın önerme [1] ile çelişki içinde olduğu görülecektir.

CEVAP= Bakalım bende merak ettim. Çelişki neredeymiş?

Yazar kitabın başında bize Piri Reis haritasının uydudan çekilen fotoğraflarla bire bir aynı olduğunu söylüyordu, şimdi ise “uydudan bu görünmüyor” diyor. Burada önemli bir bilimsellik ihlali var: Yazarın iddiaları birbiriyle tutarlı değil. Önerme [7] ise okyanusu ortadan kaldırdığımızda, Arjantin’in ucuyla Antarktika dağları’nın birleştiğini görebileceğimizi söylüyor. Bu iddia, bir okyanus altı haritası kullanılarak ispatlanmaya çalışılmış (sf. 70). Ancak, bu haritada gördüğümüz şu: Okyanusu kaldırırsak bütün kara parçaları bir şekilde birbiriyle birleşiyor. Eğer böyleyse, Piri Reis neden tüm kara parçalarını birleştirmemiş de sadece Arjantin’in ucuyla Antarktika sanılan yeri birleştirmiş? Bu, yazar için küçük bir çalışma sorusu olsun!
CEVAP= Mantık hatası yapan Sayın N.Emrah AYDINONAT, konuyu anlamamak için var gücüyle çalışmış. Buradaki detay çok basit bir açıklamadan ibarettir. Arjantin’in Kıvrılma hadisesi ancak uzaydan görünen bir detaydır. Dünya içerisinde algılanamaz. Algılandığını iddia ediyor mu bunu kendisine sormak istedim? Ayrıca Arjantin ile Antarktika Dağları arasındaki birleşme hadisesi suyun altındaki sıra dağlarla fark edilmiş. Bunun uzaydaki Arjantin’in kıvrılma hadiseyle olan bağlantısını anlayamadım ki? Yani Bakmak ile Görmek arasındaki deyişi Sayın AYDINONAT ancak bu kadar ortaya çıkartabilir. Bir çelişki varsa o da Sayın; AYDINONAT’ın gerçekten eğitim durumunun ne olduğu sorusudur? Böyle mantıksız önerme yapılmaz. Hatta yapılamaz. Gerçekten çok vahim..


PİRİ REİS’İN İTİBARI
Kimin İtibari Sayin AYDINONAT, daha net yazin; Piri Reis'in mi Yoksa Avrupa Hayrani Oldugunuz Kristof KOLOMB'un mu İtibari???
Özetlemek gerekirse, bu kitap istemeden de olsa, Piri Reis’e, bilime ve tarihe hakaret etmektedir.
CEVAP= Sayın AYDINONAT sizin savunduğunuz Piri Reis’in aslında diğer haritalardan faydalandığını söylemek Türk Tarihine bir hakarettir. Yabancı denizcilerin isimleriyle bilimsel bir hava yaratmaya çalışmak ise bir ihanettir. Piri Reis şerefli bir TÜRK AMİRALİDİR. Piri Reis’in haritasını gidip Kristof Kolomb’a, Portekizlilere, Venediklilere dayandırarak siz kendi tarihinizi lekelemekten başka bir şey yapmamışsınız.
PİRİ REİS'İN İTİBARINI BEN DEĞİL AMA ASLINDA SİZ İSTEMEDENDE OLSA HAKARET EDEREK, TÜRK TARİHİNİ KÜÇÜK DÜŞÜRDÜĞÜNÜZÜN FARKINDA BİLE DEĞİLSİNİZ...

Dünya Onaltıgendir!



Kitabın ilerleyen bölümlerinde, yazarın Piri Reis Haritasını tamamlama projesi anlatılıyor. Bu, tek başına çok güzel ve önemli bir çaba.



CEVAP= Gerçekten mi Sayın AYDINONAT? Güzel ve önemli bir çaba dediniz. Hayret.. Çok teşekkür ederim. Ancak bu cümleler Çok değerli gazeteci yazar HINCAL ULUÇ’un sözleri. İlk defa benim kitabımı objektif bir şekilde eleştiren Türkiye’deki tek insan… Sayın ULUÇ’tan kopye çekmenize de gerek yoktu bunu yazarken… Ne var ki, yazarın buradan çıkardığı sonuçlar, yine, bilimsel düşünceyle yakından uzaktan alakası olmayan şeyler.



CEVAP= Burada da Sayın AYDINONAT yine aynı ûslubunu sürdürmeye devam etmiş. Kendisiyle çelişmiş. Yazar, Piri Reis Haritası’ndaki ikisi büyük, üçü küçük beş yuvarlak şekilden yola çıkarak, “matematiksel bir hesap”(!) tespit etmiş. Sonra, bu hesabu kullanarak haritayı tamamlamış. “Matematiksel hesap” diye ifade edilen şeyin ne olduğu konusunda hiçbir açıklama yok.



CEVAP= Açıklama yaptım ama, siz eleştirmek için okuduğun için görmezden geldiniz. Burada da Sayın AYDINONAT yine aynı ûslubunu sürdürmeye devam etmiş : Sadece sonuçlar sunulmuş. Yazarın kitaba eklediği ve noterden tasdik ettirdiği belgede ise şöyle yazıyor: “Venüs Gezegeninin astronomik sayısal değeriyle bir formül elde ederek, Piri Reis haritasını tamamladım” (sf.174).


Eğer bu “matematiksel hesap” gerçekten “Venüs Gezegeninin astronomik sayısal değeri” kullanılarak yapıldıysa, bunun keyfi bir seçim olduğu söylenebilir. Çünkü, yazarın elinde, Piri Reis’in, harita üstündeki noktaları, Venüs gezegeninin astronomik sayısal değerini içeren bir formüle dayanarak koyduğuna dair bir kanıt yok. Zaten olabilir mi, bir düşünün. Bunu yerine herhangi bir elementin atomik değerini de seçebilirdi!



CEVAP= Piri Reis, Venüs Gezeni’nin astronomik değerleriyle çok fazla ilgilenmiş. Ancak bu sayısal değerlerin çarpıtılmaması için sizin gibi olaya yüzeysel bakan kişi ya da kişilerin eline verilemeyecek kadar da çok önemli bir belge. Sıra sıra anlamanız ve algılamanız gereken detaylardır bunlar. Ben görüyorum ki daha ilk kitabım olan Piri Reis Haritasının Şifresi size çok ağır gelmiş ki; anlamakta güçlük çekmişsiniz. Ben biliyorum ki; şimdi son kitabım olan Piri Reis’in Hazineleri adlı kitabımı herkesten önce almış “ACABA BU KİTABI DA NASIL YERDEN YERE VURABİLİRİMİN GİZLİ PLANLARINI YAPTIĞINIZDAN HİÇ BİR ŞÜPHEM YOK. ”



Ayrıca Kitapta neyi nasıl vereceğimi sizden öğrenecek kadar konuya basit bakamıyorum. Kusura bakmayın. Ben daha halen Piri Reis neden Venüs Gezegeni ile ilgilendi onu araştırıyorum. Merak etmeyin az kaldı yolun sonuna geldiğimde bu bilgileri bir kitapla değil bu internet sitesinden tüm Dünya’ya ilan edeceğim… Sabredin!!! Büyük bir ihtimalle, yazar, Piri Reis’in kullandığı projeksiyon tekniği hakkında bir varsayım yaparak haritanın eksik kısımlarını tamamlamış. Bu işlemin sonucunda karşısına onaltıgen bir harita çıkmış. Yazar bundan yola çıkarak şu iddialarda bulunmuş: [8] Harita tamamlanınca Dünya’nın yuvarlak değil, onaltıgen olarak göründüğü bir harita ortaya çıkmıştır (sf. 80, 174). [9] Piri Reis, Dünya’yı yuvarlak değil, onaltıgen olarak düşünmektedir (sf. 81). Elbette, Piri Reis’in Dünya’nın yuvarlak olduğunu düşünmemesi olasılık dahilindedir. Ancak, Piri Reis, haritadaki notlarda Kolomb’un maceralarından bahsettiğine göre (sf. 23 – 24)



CEVAP= Sayın; N.Emrah AYDINONAT ne hikmetse, işin işine Kristof Kolomb’u yazdığında büyük haz alıyor. Piri Reis’in diğer haritalardan faydalanmak suretiyle haritasını çizdiği iddiası onu çok mutlu ediyor sanırım. Böyle düşünüyorsa kendisini kandırmaya devam edebilir. Ancak herkes duysun ve bilsin ki GERÇEK BİR TANEDİR. İKİ TANE GERÇEK ASLA YOKTUR!!! Kristof Kolomb ve arkadaşları tarihin en önemli sözde denizciler olarak kayıtlara geçmelidir. Çünkü Piri Reis’in Kristof Kolomb hakkındaki açıklamaları bir tarihi belgedir. Bkz. Piri Reis’in Hazineleri adlı kitabıma… Dünya’nın yuvarlak olmadığını düşündüğünü söyleyenlere biraz şüpheyle yaklaşmamızda fayda var. Bir defa önerme [9], önerme [8]’in doğrudan bir sonucu değil. Haritanın yuvarlak çıkmamasına neden olan şey, Piri Reis’in kullandığı projeksiyon tekniği ya da Metin Soylu’nun haritayı tamamlamak için kullandığı yöntem olabilir. Piri Reis Haritası, portolan haritalarına benziyor. Bu haritalar, haritanın farazi merkez noktasından geçen sekiz ya da on altı çizgiyle bölünür. Dolayısıyla, bu haritaları oluşturan çizgilerin uç noktalarını birleştirildiğinde karşımıza onaltıgen ya da otuzikigen bir şekil çıkar. Ama, bu, Dünya’nın yuvarlak olarak düşünülmediğini göstermez. Ayrıca, bu çizgiler bir daire oluşturacak bir şekilde de birleştirilebilirdi. Gerçek şu ki, Metin Soylu’nun çalışmasında yuvarlak çıkmayan şey haritadır, Dünya’nın kendisi değil. Soylu burada neyin neyi temsil ettiğini birbirine karıştırmış. Hatırlatalım: Haritalar üç boyutlu Dünya’yı, iki boyutlu bir düzlemde en az hatayla temsil etmeye çalışır. Haritanın şekli, üç boyutlu Dünya’yı amaca göre en az hatayla temsil edebilmek için kullanılan projeksiyon tekniğine göre değişir. Yani, en iyi ihtimalle, Piri Reis Haritası’nın onaltıgen çıkması, Piri Reis’in, amaçları veriyken, haritadaki hataları en aza indirme isteğinin bir sonucudur.

CEVAP= Ne hikmetse Sayın AYDINONAT’ın bu en iyi ihtimalini Piri Reis anlatmayı unutmuş…

Yazar, Dünya’nın onaltıgen olduğu iddiasını gerekçelendirebilmek için temeli olmayan başka önermeleri de devreye sokmak zorunda kalmış. Sırasıyla şu iddialarda bulunmuş: [13] Piri Reis havaküreyi ve suküreyi yok saymıştır (sf. 110). [14] Dünya’nın dönüş hareketini neredeyse sıfıra indirgemeyi başarmıştır (sf. 110). [15] “Dünya’nın uzaydaki uzaklık-yakınlık kavramı üzerinde matematiksel bir dizayn yaratmıştır” (sf. 110). [16] Böylece, Piri Reis, Dünya’nın şeklinin onaltıgen olduğunu bulmuştur. Bir kez daha hatırlatalım ki Dünya’nın onaltıgen olduğunu iddia

eden Piri Reis değil Metin Soylu.

CEVAP= Bu bütünüyle Sayın AYDINONAT’ın gurur yapıp kabul etmek istemediği gerçeklerdir. Ayrıca diyor ki; Dünya’nın onaltıgen olduğunu iddia eden Piri Reis değil Metin Soylu. Kendinizi böyle kandırabilirsiniz unutmayın “SÖZ UÇAR YAZI KALIR…!” Piri Reis Dünya’nın onaltıgen olduğunu Kitab-ı Bahriye Cilt-1 Sayfa: 84’te belgelemiş. Sayın AYDINONAT’ın tek eksiği bu kitapları okumadan bu sözleri sarf etmesidir.
Ama argümanın gidişatı açısından Piri Reis’in Dünya’yı onaltıgen şeklinde kesilmiş bir ceylan derisine çizdiğini varsaymamızda hiçbir sakınca yok.



CEVAP= Sayın AYDINONAT şimdi de Piri Reis’in ceylan derisi üzerine çizmiş olduğu haritasının tamamını sanki görmüş gibi derinin onaltıgen olduğundan bahsetmiş. Bir konu ancak böyle saptırılır.



Standart bir haritada havaküre görünmez. Havaküre olmasa da hava olayları meteorolojik haritalarda görülebilir. Suküre ise hemen hemen her haritada yer alır – ancak, küre şeklinde değil. Piri Reis Haritası’nda da hava olayları yok, ama denizler gösterilmiş. Bu sebeple, Piri Reis havaküre ve suküreyi yok saymıştır önermesi basit anlamıyla garip bir önermedir. Burada, yazar, Dünya’nın şeklinin aslında onaltıgen olduğu iddiasını gerekçelendirmeye çalışıyor. Demeye çalışıyor ki ‘

eğer hava ve su küreyi kaldırabilseydik, Dünya’nın onaltıgen olduğunu görebilirdik’ (sf. 114).



CEVAP= Sayın AYDINONAT elinde gerçekten de imkanınız varsa, bana uzayda dünya üzerinde yer alan hava küre ve su küreyi yok ederek fotoğrafını sunarsan çok memnun olacağım. Bakalım Dünya’nın iskeleti ne imiş? Geoid mi? yoksa onaltıgen köşeli bir yapı mı çıkacak? Açık teklif…

[14] ve [15] numaralı önermelerin ne anlama geldiği konusunda fikir üretmek güç. Belki şunu söyleyebiliriz: Metin Soylu, kitabın başında Piri Reis Haritası’nda Arjantin’in ucunun kıvrımlı olmasının nedenini açıklarken diyordu ki, ‘dünyanın dönüşü nedeniyle uzaydan bakıldığında Arjantin’in ucu böyle gözükmektedir’ (sf. 74). Şimdi de gelmiş diyor ki “Dünya’nın dönüş hareketini neredeyse sıfıra indirgemeyi başarmıştır” (sf. 110). Keşke kitabı yazmaya başlamadan önce bir karar verseymiş.



CEVAP= Sayın AYDINONAT Dünya’nın dönüşü ayrı, Arjantin’in kıvrılma hadisesi ile görünen şekil ayrıdır. Konu farklı burada. Siz iki konuyu da birbirine geçirmişsiniz. Labirent gibi işin içinden çıkamamışsınız. Zamanınıza yazık…



Geoid – Jeoid – Onaltıgen

Şimdi daha da ilginç bir noktaya gelelim. Aynen aktarıyorum:



CEVAP= Sayın AYDINONAT aynen aktarın bakalım…

“Dünya Bilim Kuruluşları ilk incelemelerinde Dünya’nın aslında Jeoid olduğunu

tespit etmiştir. Jeoid = Sonsuzgen Ancak Jeoid’i ifade edebilmemiz için “Jeoid tane” (yani sonsuzgen tane) formül yazılması gerekecekti. Bu da teknolojik açıdan 21. yüzyılda başarılamamış olduğundan Jeoid’i Geoid’e dönüştürüp ek bir formül ile hesap etmişlerdir. İşte Piri Reis’in Haritası’nın tamamlandığında ortaya

çıkan onaltıgenlik yapı aslında Jeoid’in ana parçasıdır. Piri Reis Jeoid’i

onaltıgenlik bir yapıya indirgemeyi başarmıştır. Dünya’da da Jeoid kavramını ilk

ortaya çıkaran Piri Reis’tir. Piri Reis, bugünkü NASA’nın seviyesine henüz 1513

yılında ulaşmıştır.” (sf. 114) Bu tür bir akıl yürütmeye verilebilecek en iyi isim sanırım şudur: YANLIŞ YÖNDE KUANTUM SIÇRAMA. Birincisi, ‘Jeoid’ kelimesi ‘Geoid’in Türkçe’sidir.



CEVAP= Sayın AYDINONAT, benim elimdeki İngilizce sözlükler demek ki yanlış tercüme edilmiş. Eğer adresime elinizdeki İngilizce sözlüklerden birini gönderirseniz çok memnun olurum.

Yani, yabancı bilim adamları bir şeyler yapmayı beceremeyip Jeoid’i Geoid’e çevirmemişlerdir. Bu, muhtemelen yazarın okuduğu değişik metinlerde bu terimlerin her ikisinin de kullanılmasından kaynaklanan bir yanılgı. İkincisi, onaltıgen şeklinin Jeoid dediğimiz şeyle yakından uzaktan hiçbir alakası yoktur. Jeoid (merkez kaç kuvveti sebebiyle) tepeden basılmış yanlardan şişmiş bir dünya şeklini ifade ediyor ve fizik kanunlarına dayanan bir kavram. Yazar, en iyi ihtimalle onaltıgen şeklinin Jeoid’i en iyi şekilde temsil ettiğini söyleyebilir. Bundan daha fazlasını iddia edebilecek bir zemini yok.



CEVAP= Sayın AYDINONAT burada yine her zaman ki gibi laf salatası yaparak birazda tuz eklemek istemiş. Özetle bir şeyler biliyorum havası yaratılmaya çalışılmış. O da böyle mutlu yapacak fazla bir şey yok sanırım…



SAYIN, AYDINONAT,

Kalkmış sözde eleştiri adı altında yabancı ülkelerin reklamını yaparak bir de NOTLAR diye kaynak göstermişsiniz.

Notlar:

[1] Piri Reis haritası ile ilgili “garip” iddiaları çürüten bir yazıyı (İngilizce) şu adreste bulabilirsiniz: http://xoomer.virgilio.it/dicuoghi/Piri_Reis/PiriReis_eng.htm

[2] Örneğin, Profesör Steve Dutch Piri Reis haritasındaki bir çok hatayı gösteriyor. http://www.uwgb.edu/dutchs/PSEUDOSC/PiriRies.HTM

[3] Azimuthal porjeksiyon ile ilgili daha fazla bilgiye şu adresten ulaşabilirsiniz: http://www.progonos.com/furuti/MapProj/Normal/ProjAz/projAz.html
Neymiş efendim, Piri Reis’in Haritası yanlıştır. Size 3 YABANCI KAYNAK. göstererek “YABANCI NE DERSE DOĞRUDUR, BİLİMSELDİR!” demek gibi Türk Milleti’nin gururu “PİRİ REİS’E VE ESERLERİNE HAKARET ETMİŞSİNİZ.” Ne yazık ki; Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Piri Reis Haritası üzerinde araştırma emrini siz yerine getirmediğiniz gibi yerine getirmeye çalışan Metin SOYLU gibi Türk Gençleri’ne de meydan okuyorsunuz.
Çok değerli Gazeteci Yazar Sayın; Hıncal ULUÇ'un 31.08.2005 tarihinde özellikle vurguladığı gibi;

1- Yuvarlak" denilen dünyanın "onaltıgen olduğunu" ortaya koyan Piri Reis Haritası'na, bugünün biliminin de "evet" dediğini kaç kişi biliyor?



2-Piri Reis, Türk olduğu için mi, bu harita ve bu bulgular dünya kamuoyundan saklanıyor?

3-Türk bilim adamları, neden bu inanılmaz harita ve bulgular konusunda duyarsız?

4- Bu harita ve bulgularıyla, Piri Reis'in idamı arasında bir ilişki var mı?

5- Metin Soylu'nun araştırması ve kitabıyla ilgili olarak, Türk bilim adamları ne düşünüyor?

Sizi şahsım adına KINIYOR, Takdiri Yüce Türk Milleti’ne bırakıyorum…
Saygılarımla;
25.02.2006

Metin SOYLU
Araştırmacı-Yazar

 
At 25/9/07 00:15 KENAN AYDIN said...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.  
At 25/9/07 02:31 Adnan said...

YA ARKADASLAR IYI HOS SOYLUYORSUNUZ DA BUNLARI DA BENCE OKUYUN YARGISIZ INFAZ YAPMAYIN BENCE....


http://metinsoylu.blogcu.com/4256796/

http://metinsoylu.blogcu.com/4256731/

http://metinsoylu.blogcu.com/4256749/

 
At 26/9/07 10:20 Adsız said...

sayin emrah aydinonat,
size cok guzel yanit vermis genc yazar metin soylu...

lutfen okuyup ders cikarmaya calisin.. Ben de sizi kiniyorum..
Tesekkurler!
Zeynep AKIN Gazi Universitesi
http://metinsoylu.blogcu.com/

 
At 26/9/07 11:30 N. Emrah AYDINONAT said...

Sevgili Metin Soylu,

Yazmayayım diyordum ama beni yazmak zorunda bıraktınız.

Yapılan her yorumun IP adresini görebiliyorum. Bu sebeple yukarıda değişik isim ve ünvanlarla yazılan ve sizin düşüncelerinizi destekleyen tüm yorumların size ait olduğunu biliyorum. Değişik isim ve ünvanlarla buraya kendinizi öven yorumlar yazmak yerine kitabınızda yaptığınız yanlışları, yöntem hatalarını düzeltmeye çalışsanız çok daha faydalı bir iş yaparsınız.

Eğer yazdığım metini dikkatlice okursanız ve biraz düşünürseniz sizinle veya Piri Reis ile ilgili bir derdimin olmadığını, meselemin kitabınızdaki yanlışları gösteremek ve okuyucuları bilgilendirmek olduğunu anlarsınız. İnanıyorum ki, eleştirilerimi dikkate alıp, çalışmalarınızın her aşamasında bilim adamlarından destek alarak doğru yöntemlerle çalışsanız çok daha faydalı (ve doğru) işler yapabilirsiniz.

Bundan sonra eğer buraya yorum yazmak isterseniz lütfen kendi isminizle yazın.

Sevgi ve saygılarımla,

 
At 9/10/07 17:44 Adsız said...

SAYIN NEA EFENDI,
Kristof Kolombcu anlayisini, Batı Hayranlıgını kınıyorum. İşine gelen yorumları onaylıyor işine gelmeyenleri onaylamıyorsun. Benim sırtımdan ve Piri Reis in adını lekeleyerek sana reklam yaptıracagımı sanıyorsan yanılıyorsun... Sana sadece gülüyorum.. Bu sitede kendin yazıyor kendin onayliyorsun cunku.. Senin gibi Avrupa Hayranı kiralık kalemlerine ve sana bol şans...

BENIM ADIM = METİN
SOYADIM = SOYLU

YAZILDIGI GİBİ OKUNUR,
OKUNDUGU GİBİ YAZILIR....

 
At 9/10/07 17:59 N. Emrah AYDINONAT said...

Sevgili Metin Soylu,

Tanıştığımıza sevindim. Gecikmeyle de olsa tüm yorumları yayınlamaya çalışıyorum. Bir aksaklık olduysa lütfen kusuruma bakmayın.

Ben de size bol şans diliyorum.

Sevgi ve saygılarımla,

 
At 17/11/07 15:08 Adsız said...

Sn Okuyucular. Yılllardır bu konuya kafa yoran biri olarak; bu, tez konusu olabilecek, tartışma, yazışma formuna ben de katılmak istedim.
Toplumun bilimsel seviyesinin yanında, iletişim biçimini de göstermesi açısından toplum rengini yansıtan bu sayfaya katkım şimdilik bilimsel olmayacak.
Görünen tablo çok üzücü ve ben kişisel çalışmalarımı sona erdirmeden Metin Soylu Bey'in kitabını okumama kararı aldım. Saygılarımla
Erol YÖRÜKOĞLU.

 
At 11/1/08 09:49 Kemalettin said...

Sayın Erol Bey'in yorumunu etik olarak doğru bulmuyorum. Kişisel olan açıklamalarında Yazar Metin SOYLU'nun kitabını okumaması sadece kendisini bağlar. Metin Bey'in açıklamarına katılıyorum ve destekliyorum.
Güneş Ne Yazık ki Türkiye'de Balçıkla Sıvanmaya Çalışılıyor ancak bu nafile bir yoldur!

Kemalettin DİRYER

 
At 25/1/08 00:22 serhat said...

Arkadasım ayıptır, Piri Reis e biraz saygın olsun. sonuçta bütün bunlar emek verilerek hazırlanmış şeyler sen bu kitabı eleştirerek aynı zamanda haritayıda kısmi anlamda tasvip etmiyorsun o haldde sana sorayım bu bilgileri kitabı eleştiriyorsunda, otur bir kitapda sen yaz, ama kendini anlatan deil tıpkı yaptıgın eleştirideki gibi,(yazdıklarını kastediyorum) şanlı tarihini ve insanlarını ve onların yaptıkları hizmetleri, güzellikleri,... senide görelim... bakalım o zaman emegıne saygı yerine, alkış yerine böyle ucuz eleştiri gelirse kendini nasıl hissedersin? hem eleştiri yaparken bir.. iki.. gibi ifadeler kullanıp boş alanda atıp, yazın vasıtasıyla kesinlik duygusu uyandırıp insanları daha cabuk etkılemeyede calısma. biraz daha saygı tamam mı kardes?

 
At 31/3/08 15:46 Adsız said...

Kitabı okumadım ama yorumların gelişminden şunu çıkarıyorum: Emrah Aydınonat'ı eleştirenler hisleriyle eleştiriyorlar, onlar Piri Reis'in dünyanın gelmiş geçmiş en büyük denizcisi olduğuna inanmak istiyorlar. Bunu ben de istiyorum ama uyduruk safsatalarla bunun böyle olmasını sağlayamayız. Gerçek tektir, tarihçinin ve bilim adamlarının görevi o gerçeğe mümkün olduğunca sağlam ve dikkatli yaklaşmaktır. Karanlık noktaları canımızın istediği gibi doldurursak komik duruma düşeriz, şimdi değilse seneler sonra ki, kütüphanelerimiz Türk kültürü ve tarihini duygusal bir şekilde tahrif etmiş zırvalarla doludur. Ha şunu da ekleyeyim, siyasal nedenlerle Türk tarihini silmek niyetinde olanlar da mevcuttur. Örneğin 100 sene önce bütün Orta Asyaya Türkistan denildiğinin unutturuluş olması gibi. Benim buradaki tespitim Emrah Aydınonat'ın bu tavırda olmadığı yönünde. Ona karşı eleştirilerin çoğu ve maalesef yazarın cevapları da hissi ve zayıf.
Kolay gelsin!

 
At 7/4/08 23:26 Adsız said...

serhat said...

Sana sadece gülüyorum isimsiz kahraman sadece gülüyorum... Avrupa Hayranı Kristof Kolombcular sizi :)

 
At 12/4/08 00:11 Volkan Dönderici said...

Metin Soylu gibi araştırmacılarımız cok az, bence değeri bilinmelidir.Kitabında,bize her zaman coğrafya kitaplarımızda öğretilen avrupai coğrafya konularının yanlış olduğunu da acıklamakta bu benim cok hoşuma gitti,her bilim dalında olduğu gibi coğrafyada yapılan araştırmalarla bazı değişmeler olabilir.Ayrıca avrupa ve kolomb hayrını olmaya da gerek yok gercekten...
Kendinizi küçümsemeyin ilerde daha ne rezaletleri cıkacak avrupalıların,her başarımızı kendilerine mal etmeyi biliyorlar, hırsız herifler...ilerde bunlar birer birer cıkar inşallah,ayrıca bu eleştriyi yapan kişi kim ya? Artık avrupa hayranlığından cıkıp özünüze dönün,kendini yıllarca bu işe atamış bir araştırmacının nası harita bilgisi yoktur.Siz onun göbek bağını mı kestiniz de ,Metin Soylu hakkında bu kadar emin ve kesin kanılar veriyorsunuz.Ayrıca ispatladığınızı sandığınız sacmalıklar beni cok güldürdü.Yazarken Metin Soylu'yu ve pri reisi kötülemek ve avrupa ve kolombu yüceltmek için elinizden gelen her türlü işi yapmaya calısmıssınız,kelimelerle cebelleşmişsiniz,hiç de inandırıcı olmamış bence bidaha böyle bişey için kendinizi bu kadar kasmayın. Ayrıca kitabı okuduğunuzdan da şüpheliyim...

 
At 22/7/08 22:41 Adsız said...

Bencedekesinlikle katiliyorum donerci karrdesime. kolomb hayrani olmayagerek yok, gavurlara bakin onlar hic kendilerini kucumsuyorlarmi! kolombun amerigaya gidip oranin yeni bir kita oldugunu avrupalilardan mi ogrendik yoksa METIN SOYLU gibi buyuk arastirmacilardanmiha? ozunuze donun ozunuze!1!! kolombcusunuz, bunu kabul edin, YUCE TURK MILLETININ basarilarina goz dikip kendinizi kucultmeyin. yazik. ayrica kitabi bence okumamissiniz, okusaydiniz dunyanin onaltigen oldugu ampirik gerceginin matematiksel bir teorem olarak ispat edildigini gorurdunuz.

 
At 16/11/08 17:27 orhun said...

Kitabi okumadan ilk yorum yapan kisi benim galiba.Almanyadan bir Türk. Zamaninda nasil hatalarla calisiliyorsa günümüzdede bu hatalar günümüze göre yapiliyor ve yapilacakta.Piri reis haritasi bencede baska haritalara bakarak yapilmistir.siz bile yorumlarda yorum yaparken bir birinize egitim durumunuzu soruyorsunuz,demekki insanin belli bir düzeyde egeitilmesi gerekiyor,tabiki bunun icinde arac ve gerecler gerekir.Iste pri reis cok degisik birsey yapmadi elindeki olan haritalardan daha mükemmelini cikarmayi basardi buda tabiki üstün bir zeka ve disiplin gerektiriyordu.Simdi ortada benim okumadigim ama konusu assa yukari tahmin ettigim bu tahminler sizin yorumlarinizda etkili oldu bir kitab var.evet o kitabdada yanlisliklar olabilir dünyadaki herseyde bir yanlislik aranirsa bulunur ama o yanlisliklar kasti olarakmi kitaba kondu yoksa yanlisliklami tabiki kimse birkitab yazmaya bilerek yanllis yazmaya kalkismaz
syn. M.N.Tuncel kendi elestirisini yapmis belkide piri reisin diger haritalarda buldugu yanlisliklari bu kitabda bulmusda olabilir.olaylara Türk milleti olarak vatan millet sakarya gözüyle degil daha bir anlayisla tabiki hersey vatan icin insan tarihiyle gururduyar isimiz gücümüz tarihimizle övünmek zaten gerci ne kadarda övünsek yetmez.ama iki tarafida iyi anlamak lazim bence nasil olurda her iki tarafa hak veriyorsunuz diye düsüne bilirsiniz,belki haklisinizda ama bir calisma var sonucta bir emek var biride cikiyor o emege saygisizlik yapmiyor böyle olmaliydi bazi yönleri diyor belki siz kitabi okurken kafanizdan suda söle yazilsaydi demissinizdir.UZUN LAFIN KISASI tarihle ugrasanlara saygim vardir,universiteli arkadaslar cak acimasiz elestiriler yapiyorsunuz biraz daha medeni ve saygili olalim birbirimize diye yassam bir cüuval inciri gözünüzde mahvetmis olurum o yüzden yazmiyorum herkese özellikle sabirla yorumumu okuyanlara saygilar sevgiler almanyadan slmlar.ORHUN TOPUZ

 
At 28/7/09 17:44 Adsız said...

Hep beraber aynı yanlışın içerisinde yer alıyoruz. Amaç hiç bir şekilde bilimde yenilik ortaya koyan bir yazarın önünü kesmek değil.

Ama tartışılan şeyler öylesine komik ve gerçekten uzak ki. Dünyanın onaltıgen olduğu konusu. Düşünebiliyor musunuz? Uzay ve teknoloji çağındayız. Haritacılık ve konum belirlemedeki hassasiyetler milimetre inceliğinde. Hesaplar yapılıyor, ölçümler yapılıyor ve yanılma sınırı sadece milimetre boyutlarında. Kıtalar arası mesafe ölçümleri milimetre duyarlığında yapılabiliyor.

VLBI (Very Long Base Interferometry) yöntemi ile binlerce kilometrelik uzaklıklar çok hassas ölçülmekte. Dünyanın uzaydan fotoğrafları çekilmekte. Uydu görüntüleri kullanılarak uzaktan algılama (remote sensing) çalışmaları yapılmakta. Google haritaları ile dünya bir tık ötemizde.

Şimdi bir an için dünyanın onaltıgen olduğunu düşünelim. Ve neler olabileceğine bakalım. Öncelikle bu internet bağlantımız kesilirdi. TV yayınlarını alamazdık, uçaklar ve gemiler ulaşmak istedikleri yere değil başka yerlere giderlerdi. Neden biliyor musunuz?

Çünkü haberleşmemizi sağlayan uydular dünyanın onaltıgen olduğu varsayımına göre değil jeoid olduğu gerçeğine göre yörünge hesapları yapılarak uzaya gönderiliyor. Demek ki uydularımız yanlış hesaplama nedeniyle hemen yörüngelerinden çıkacaklar.

Birçok sevgili arkadaşım yazarı savunucu şekilde görüş bildirerek 7 yıllık çalışmanın çok değerli ve önemli olduğundan bahsetmişler.

Binlerce bilim insanı (Piri Reis de dahil) yüzyıllar boyunca yaptıkları çalışmalar ölçümler ve hesaplamalar sonucu gelişen modern bilim ve bilimsel gerçekler neden 7 yıla kurban veriliyor?

Eğer yazarımız bu açıklamalarını kanıtlayabiliyorsa, bunu "Şifre" kitabı yazarak değil, bir üniversite bünyesinde veya bilimsel bir makale hazırlayarak ortaya koyması kendisi (ve tabi bizim için de) için çok daha doğru bir yöntem olmaz mıydı?

Ve tabi kanıtlasaydı, bizler de, binlerce yıllık bilgi birikimi ile tarih boyunca binlerce araştırmacı bilim adamının milyonlarca saatlik çalışmaları sonucu oluşan bu bilgiyi değiştirir ve kendisini tasdik ederdik.

Kütüphanelerde, hatta internette, kolayca ulaşılabilinen bilgilerin tartışmalarının burada yapılması son derece yanlış.

Bilim iddia ettiği şeyi kanıtlayabilendir. Şu ana kadar edinilen bilgiler kanıtlanmış bilgilerdir.

Milli duygularımızla hareket etmemiz her ne kadar çok güzelse de, Akılcı olmak son derece doğru olacaktır.

Birkaç bin kitap fazla satmak amacıyla hitabeti gelişmiş insanların bilimi bu şekilde çarpıtmaya hiç mi hiç hakları yok.

Her şey o derece açık ki... Birçoğumuz hala inanmak istediklerimize inanıyoruz. Belki de tam bu yüzden Piri Reis, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman gibi şanlı tarihimizdeki önemli insanların başarıları ile avunmak zorunda kalıyoruz.

Bu nedenle onları ikna etmeye çalışmayınız. Onlar ikna olmazlar. Başlangıçta neyi tercih ederlerse futbol takımı tutarcasına ona inanmaya devam ederler.

Piri Reis kendisi için yazılan bu kitapları görseydi sanırım kemikleri sızlardı. Kendisi ne kadar büyük bir bilim insanıydı ne derece büyük araştırmacı, denizci ve haritacıydı ki.. Elindeki imkanlar dahilinde şu anda üstünde konuşup durduğumuz o haritasını yapabildi. Ama emin olun ki o haritanın mucizesi sadece Piri Reis'in şu anda pek çok insanımızda olmayan araştırma ruhuydu.

Dönemin imkanları ile yapılması mümkün olmayan bir haritayı çizebilmiş, farklı tarihlerde yapılan onlarca haritadan edindiği bilgileri kendi bilgileri ile harmanlayarak ve belki de çok iyi extrapolasyon yöntemleri de kullanarak bu mucizeyi gerçekleştirmişti.

Osmanlı'nın ezici üstün gücü, her türlü hurafe ve karatasuptan uzak zeki insanlarının varlığı ile mümkün olabilmişti.

Oysa biz onlara şimdi, uzaylılarla bağlantı kurdurarak, söylemediği şeyleri söyleterek, yapmadıklarını yapmış göstererek, iftira ediyoruz.

Ne yazık ki bu onları yüceltmiyor, bilakis küçültüyor. Bilimin ışığından uzaklaşıp, saçma sapan hayal mahsulü safsata ile onlarla birlikte kendimizi de karanlığa gömüyoruz.

Teşekkür ederim.

 
At 28/7/09 17:50 Adsız said...

Bahsi geçen kitabı okumadım. Ama blog yazarının Kitapta yer alan ve yazara atfettiği ifadelere karşı çıkan da olmadığını görüyorum.

1) Piri Reis, araştırmacı, denizci ve haritacıdır. Buna kimsenin itirazı olamaz.

2) Kitapta bahsedilen ifadelere karşı blog yazarının karşı görüşü, bilimsel ve teknik detay içermese de kesinlikte doğrudur.

3) Dünyanın temel şeklinin onaltıgen olduğunu iddia etmek abesle iştigaldir.

a) Dünyanın temel şekli jeoiddir (geoid) Jeoid, matematik veya geometrik olarak ifade edilemeyen fiziksel bir şekildir. Ve kısaca deniz seviyesindeki eş potansiyel yüzey olarak tarif edebiliriz.

b) Jeoide en yakın geometrik yüzey sferoiddir. Ki sferoid 18. dereceden bir denklemdir.

c) Fiziksel yüzeyler üzerinde geometrik hesaplamalar yapılamayacağı için, dünya ölçeğinde bir harita çalışması yapabilmek için en yakın ve basit yüzey olarak dönel elipsoid seçilmiştir.

d) Daha küçük alanlarının haritalarının yapımında, elipsoid yerine küre kullanılır.

e) Büyük ölçekli haritaların yepımında hata hesabı yapılarak düzlem üzerinde çalışmalar yapılabilir. Küresellik etkisi çeşitli hesaplama teknikleri ile giderilir.

f) Düyanın şeklinin üç boyutlu karmaşık yapısının düzleme (harita altlığına) aktarılabilmesi için projeksiyon sistemleri kullanılır. Çok sayıda projeksiyon sistemi vardır. Başlıcaları : Düzlem projeksiyon, silindirik projeksiyon ve konik projeksiyondur.

g) Hangi projeksiyon sistemi kullanılırsa kullanılsın projeksiyon sisteminin teğet noktasından uzaklaştıkça projeksiyondan kayanaklanan hatalar artar. Haritanın ölçeğine göre kabul edilebilir sınırlar içerisinde kalması sağlanır.

i) Örnek olarak veriyorum: Türkiye temel nirengi ağının hesaplamalarında kullanılan konform konik projeksiyonun sonuç değerlere etkisinin araştırıldığı bilimsel bir yayında, kuzey anadoluda vektörel olarak kuzey kuzey-doğu doğrultusunda 15-20m ye varan farklar ortaya çıkmıştır.

4) Piri Reis'in haritasının Kahire merkezli düzlem projeksiyonu özellikleri taşıdığı doğrudur.

a) Modern haritacılıkta asla dünya haritası yapmak için düzlem projeksiyon kullanılmaz. Kullanılması halinde ortaya çıkan ürün çok büyük miktarda hatalar içerir.

b) Piri Reis Haritası doğrudur diyemeyiz. Piri Reis Haritası günümüz teknoloji ve imkanlarına göre kabul edilemez ölçüde hatalıdır.

c) Piri Reis Haritası yapıldığı dönemin haritalarına göre çok üstün özelliklerde ve çok daha doğru konum ve şekil bilgisi verdiğini söyleyebiliriz.

d) Haritacılıkta venüs veya bir başka gezegene göre konum hesabı yapılamaz. Çünkü tüm gezegenler güneş sistemi içerisindeki hareketleri nedeniyle sabit değildir.

e) Haritacılıkta günümüz teknolojisinde yeri olmayan astronomik gözlemlerle enlem, boylam ve azimut ölçme ve hesapları yıldızlara göre yapılır.

f) Astronomik ölçmelerde yıldızlar kullanılır ve yıldızların uzaklıkları sonsuz kabul edilebileceği yerlerinin değişmeyeceği varsayımı ile, dünyanın hareketleri hasaba katılarak jeosentrik koordinat sisteminde enlem boylam azimut tayini yapılabilir.

g) Dünyanın temel hareketleri

- Kendi ekseni etrafındaki dönüşü
- Güneş etrafındaki dönüşü
- Prosezyon hareketi (konisi)
- Nutasyon hareketi (konisi)
- Güneş sisteminin galaksi merkezine doğru yaptığı hareket (2m/sn)

i) Zaten yeteri kadar karmaşık olan bu hareketler hesaba katılır, Venüs gezegenine veya başka bir hareketli gök cismine bağlı olarak konum tespiti yapmak hem pratik değil hem de o hesabın içinden çıkmak her babayiğidin harcı değildir.

Yazarın vurucu, milli hissiyatı uyarıcı yaklaşımı elbetteki kitabın satışını artıracaktır. Ama ticari yaklaşımla safsatadan öteye gidemeyecek bilimsel gerçeklikten tamamen kopuk, hayal mahsulü düşüncelerin yer aldığı kitabın elbetteki eleştirisi yapılarak yanlışları tüm çıplaklığı ile ortaya konmalıdır ki, Başka yazarlar bu niyetle halkı yanlış bilgilendirip yönlendirmeye cürret etmesinler.

Teşekkür ederim.

 

Yorum Gönder